Tarih 28.08.12, 01:23
Yazan Turgut Yer: Denain(59)
Salut, Mon pere a acheter un restau et il manque un employer, si quelqu'un
cherche du taff contacter moi au 0699833905
Tarih 31.07.12, 13:30
Yazan selin Yer: dijon
Bonjour,
je voulais savoir si une manifestation pour soutien a la famille, qui a
été attaquée a Malatya, va etre mise en place?
Tarih 22.07.12, 11:38
Yazan jacky Yer: paris
Bonjour
Je decouvre avec beaucoup d intérêt votre site et m
interesse depuis peu à votre communeaute peu connue et qui gagnerait
grandement à etre connue pour montrer un islam ouvert sur la
societe et moderne et constructif, bien loin des clichés
vehiculés par les media et malheureusement par une minorité
intégriste financee par les saoudiens. merci pour cette lecon d
humanisme à faire connaitre ;; je précise que je ne suis
pas musulman ;; joyeux ramadan
Tarih 11.06.12, 13:13
Yazan Quentin
Bonjour,
Je vous conseille le film Une Seconde Femme du réalisateur turc Umut
Dag
Le film retrace une histoire qui met en scène différentes
générations et cultures au travers de deux femmes : Fatma et
Ayse.
Fatma vit à Vienne avec son mari, Mustafa, et leurs six enfants.
Depuis toutes ces années, elle essaie de préserver les
traditions et le prestige social de leur famille d’immigrés
turcs. Ayse, une jeune fille de 19 ans est choisie dans un village en
Turquie pour officiellement épouser leur fils et se joindre à
la famille. La réalité est toute autre ; en secret, parce que
Fatma l’a décidé, Ayse est promise au père en
tant que seconde épouse. Dès lors, une relation de confiance
et de complicité va se développer entre les deux femmes. Mais
cet événement va mettre en péril
l’équilibre de toute la famille, qui devra faire face au
regard de la communauté et à de nouvelles
difficultés.
Voici la bande-annonce du film :
http://www.allocine.fr/video/player_gen_cmedia=19339739&cfilm=201630.html
Le film montre magnifiquement le poids des traditions et la beauté
(mais aussi la complexité) des relations au sein des familles !
Tarih 31.05.12, 18:05
Yazan elif elodie gulkesik Yer: lorient
selamlar FUAF 'in yeni yonetim kuruluna basarilar diliyor ve diyorumki
umarim yepyeni guzel seylere, umutlara ve illede yapilan tum zorbaliklara,
haksizliklara dur diyebilecek ,daha nice guzel gunlare tasiyacak olan ve
tum akm lerle omuz omuza olacak olan yeni yonetime basarilar YOLUNUZ ACIK
OLSUN ASK ILE
Tarih 29.05.12, 11:20
Yazan Latife ERIN
Yeni seçilen Genel baskan sevgili Erdal KILICKAYA ve onun
kaptanliginda bu gemiyi dogru rotada yurumesi için yola
çikmis butun ekibine
yolunuz aydinlik ve açik olsun Bozatli Xizir yardimciniz olsun,
Dostluk sevgilerimle
latife
Bir sunni bana cemlerin bir tarikat oldugunu söyledi. Tabi bunun
dogru olmadigini ve cemlerimiz ne için yaptigimizi çok iyi
biliyoruz ve bende gereken cevabi verdim ama sizinde bu konuda
düsüncelerinizi ögrenmek istiyorum.
Kendi yandaslarinin yolsuzluklarini hiçbirsey olmamis gibi davranip
ustunu ort bas eden bir hukumeti tek basina protesto eden KAMER GENCI gene
kendi yandaslariyla tartaklatanlari da bu duruma sesiz kalan C.H.P.yi de
siddetle kiniyorum ve sunu eklemek istiyorum ki ATATURKUN gençlige
hitabesindeki dahili bedhahlar isde bunlardir bu ulkede yasayan
Canlarimizin HIZIR yardimcilari olsun
Tarih 30.10.11, 01:08
Yazan mehmet ali Yer: lanester
Sayin huseyin baskan acini en isten dileklerimizle paylasir
MORBIHAN A.K.M Olarak bassagli dileklerimizi iletiriz
Hak tala sabir ve dayanma gucu versin
Ali haldasiniz hizir yoldasiniz olsun
Tarih 21.09.11, 20:59
Yazan Doğan Türkdoğan Yer: ADANA
SUNNİ VE ALEVİ İNANCI ARASINDAKİ
FARKLILIKLAR
SUNNİLİKTE
ALEVİLİKTE
Allah. Allah rahim ve rahmandır,esirgeyen Allah rahim ve
rahmandır.Sevğisi merhameti ve
Bağışlayan, koruyandır.Ancak zaman
lutfu sonsuzdur. Hiçbir zaman yarattığı
canlıya
kullarını cezalandırır. Onlara afetler,
halifesi olan insana zulm etmez.Onun yapısında
,tufanlar, acılar, dertler vererek onla-
acı vermek, cezalandırmak ,zulm etmek yoktur.
rı ıslah etmeye çalışır.
Çünkü o rahman ve sonsuz
bağışlayandır.Ancak
her kes kendi elinin ve dilinin ettiğini çeker.
İnsan. İnsan Allahın kuludur, kulluğunun da
İnsan Allahın kulu değil, onun kendi
varlığının
bedeli olarak gece gündüz ibadet etmek bir
zerresidir. Yer yüzündeki en kutsal
varlığıdır.
etmek farzdır.İbadetin zamanını
kaçır- ibadet kamil insan olma ve güzel ahlak
sahibi
mak günah sayılır.
olmak için yapılır. İbadette
süreklililk yoktur.
Kıble.Kıble Kabe olarak kabul edilir. İbadet
Kıble insan olarak kabul edilir.İnsanın cemali
kıbleye dönülerek yerine getirilir.
kıblegahtır. İbadet cemal, cemale dönülerek
ya-
yapılır.Evlerde yapılan ferdi duazlarda her
yön kıble olarak kabul edilir. Bu konuda kuran
ayetleri mevcuttur.
İbadet yeri. Toplu ibadetler camide saflar şek- Toplu
ibadetler cemlerde yapılır.Cemaat halkalar
linde hoca tarafından yapılır.günlük
şeklinde oturularak dede yada babalar tarafından
ibadetin aynısıdır.Hocanın sırtı
cemaate yapılır, dedenin yada babanın
yüzü cemaate dö-
dönüktür.kamet, rükü, secde
şeklinde ya- nüktür.cemde 12 hizmet, lokma
,çerağ yakma,
yapılır.Cemaatın bütün yönü
kıbleye sakacı, semah, saz.deyiş ,duaz,
tevhid,miraçlama
dönüktür.Aynı dualar her rekat için
yeni- okunarak ibadet yapılır. Cem evi gecede
gündüz-
den aynı dualar tekrar edilir. Cami gündüz de
açıktır.
açık gece kapalıdır.
Çağırış.İbadetler sırasında
okunan dualar sonu İbadetler esnasında
gülbenğler çekilirken Allah,
amin, amin denilerek eller yüze sürülür.
Allah denilerek topluca ses verilir.
Namaz.İbadet sırasında kadın erkek
ayırımı, İbadet esnasında kadın
erkek ayrımı yoktur.
yapılır ,kadınlar erkeklerle aynı yerde
Herkes can olarak tabir edilir ve yan yana ibadet
ibadet yapamaz,aynı safta duramaz,kadın
yapılır.Baş, ayak açık olarak ibadet
yapmakta
ların namaz kılışlarında
farklılıklar vardır. sakınca yoktur.
baş, ayak mutlaka kapalı olacaktır.
Evlilik.Dört evlilik yapılabilir. Hatta bunu
Tek evlililk kutsaldır. Eşi olup ikinci eş alana
peygamber sünnetidir diyerek yapanlar
düşkünlük cezası verilir ve belli b ir zaman
ve çok muhteber görenler vardır.
toplum dışına itilerek
cezalandırılır.Kocası
ölen kadın genç olsada evlenmiyenlerin
sayısı
çoktur.
Nikah.Nikah merasimi hemen, hemen aynı olma- Nikah merasimi
Türkçe olarak yapılır.Ancak
sına rağmen, bütün söylemler ve dualar arap
zina çok kötüdür. Üç kez
boşsun demek ve
ça yap&
Tarih 21.09.11, 20:49
Yazan Doğan Türkdoğan Yer: ADANA
CEMLERİN GÜNÜMÜZ AÇISINDAN YAPILMASI
HAKKIINDA
Çağımızın koşullarına göre
şehirleşen, yaşam tarzı, ekonomi
durumu,zamanının
elverişliliği yüzünden cem ibadetlerinin bu
şartların elverdiği ölçüde icra edilmesi
gerekmektedir. Bu koşulları yer ve zaman olarak iyi
kullandığımız takdirde,cem
ibadetlerine olan ilği çoğalacak ve bütün canlar
bu eksikliğin verdiği huzursuzluktan
kurtulup cemlere girmeye çalışmış
olacaklardır.Bo koşullardan:
1-Çalışma, bilindiği gibi şehir hayatındaki
çalışma koşulları pek çeşitlilik
arz eder.
gün boyu çalışanlar gibi, akşamdan sabaha kadar
vardiyalar halinde çalışan canlar da
bulunmaktadırlar. Cuma ertesi, Pazar günleri hafta tatili
yapanlar gibi hafta arasında
da tatil yapanlar bulunmaktadır. Cem ibadetinin bütün
çalışan kesimlere hitab etmesi
bakımaından , özellikle çalışan kesimin
Pazar günü tatilinden dolayı cemlerin cumaer-
tesi akşamı yapılmasında her kesim için
faydalı olacaktır. Zaten cemlerin illahi
perşembe akşamı yapılması diye bir kuralda alevi
içtihadında bulunmamaktadır.Çünkü
İslami kesimin hafta tatilleri Cuma günü olduğundan
ibadet etmeye en uygun olarak ta
perşembe akşamını tercih etmişlerdir ki bir
gün sonrasında ise dinlenmeyi daha uygun
görmüşlerdir.
2-Cem ibadetleri sırasında dedelerin, babaların
anlattıkları şeyler akıl ve mantığa uygun
hikaye ve hurafelerden uzak olmalıdır.Zira günümüz
ilim ve bilği çağıdır. Cemlerde
işlenecek dini konular kurandan ayetlerle
desteklenmeli,sağlıklı deliller gösterilmelidir.
okumuş bilği sahibi insanlara hikaye, hurafe
anlatıldığı zaman,ceme olan ilği ile birlikte
inanca olan duyarlılıkta zayıflamaktadır. Bu
inancın artık, hikaye, hurafe, mitolojik
olaylardan arındırılması gerekmektedir. Yoksa
inancın bu hurafelerle eriyip zamanla
hurafe yığını olarak çağın gerisinde
kalması kaçınılmazdır.
3-Cemlerde yedi ulu ozan dediğimiz Şah hatayi, nesemi, Virani,
kul himmet, Pir Sultan
gibi ozanların deyişlerini okumaktayız. Ancak bu ulu
ozanların deyişlerinde farsça
kelimeler bulunmaktadır, ceme katılan canlarımızda
bunların manalarını bilmemekte,
anlamakta zorluk çekmektedirler, bu gibi sözlerinde
günümüz insanının anliyacağı
şekilde teleffuz edilmesine gayret gösterilmelidir.
Sazımızı, sözümüzü
günümüzün
insanına ve yaşamına göre ayarlamalıyız.
Çağın gerisinde kalmamalıyız.
4-Cem ayini esnasında önemli bir durumda ceme katılan
canların cemde oturma durumlarıdır. Şehir
hayatında büyümüş bir canımızın
köylerde olduğu gibi saatlerce
diz üstünde oturmasına imkan yoktur. Bu oturma cemde de
olsa bazı canlarımıza adeta
işkence gibi gelmekte duyduğu rahatsızlık
yüzünden cemin verdiği duyguyu ve coşkuyu
yaşayamamaktadırlar.Böyle bir rahatsızlıktan
dolayı bir daha ceme gelmemektedirler.
bunun çözümü için de dedenin ve
çevresinini meydana getirdiği kırklar halkası
dışında-
ki canların edeplerince rahat oturmalarında bir sakınca
olmaması gerekmektedir.
kırklar halkasına da özellikle bu şekilde rahat
oturmayı bilen canlar oturmalıdırlar.
5-Cemlerde lokmalar dğıtıldığı zaman
dökülüp etrafa dılmaması
açısından küçük
poşetler içerisinde dağıtılması daha temiz
ve hijyenlik arz eder. Ayrıca cemlerde dağı-
tılan sakka suyunun da her cana aynı bardak yerine ayrı,
ayrı bardaklarla ikram
edilmesi gene temizlik açısından faydalı
olacaktır.
6-Cem esnasında görev yapan canların niyazlarını
meydana secde ederek, yeri öperek
yerine getirmektedirler. Öptükleri yerin ne derecedeb temiz
olduğu bilinmemekte, temiz olsada oralarda zaman zaman canlar
ayakları ile gezmiş olduklarından kirlenmiş ve
pis olabilmektedir. Onun için canlar bu niyazları serilmiş
olan seccadeye veya kendi
ellerine ayakta yaparak gülbenğlerini pirden alabilirler. Akla ve
inanca uygun olanı da
bu olsa gerekir.n
Tarih 21.09.11, 20:46
Yazan Doğan Türkdoğan Yer: ADANA
ALEVİLERİN AMENTÜSÜ,
Alevilerin toplu olarak ibadet ettikleri mekana cem evi ve
bu
yapılan ibadete de cem ibadeti denir. Alev iler bu ibadet
mekanlarında
kadın erkek hepsi bir can olarak ,ibadetlerini birlikte yan yana
yaparlar. Alevi inancında cami
Olayı camiye gitmek yoktur. Aleviler ferdi olarak günlük
yaptıklarıu duazlarını niyazlarını da
kendi evlerinde yaparlar. Bunları başlıklar halinde
sıraladığımızda.
1-Alevi inancında cami yerine cam evi vardır. Toplu ibadetler
cemlerde yapılır, zaman, mekan
kadın erkek bir arada lokmalarla, niyazlarla
katılımlarını yaparlar.
2-Aleviler ferdi ibadetlerini evlerinde yaparlar. Her alevi canın
evinin en güzel kısmı onun aynı
zamanda mescidi şeklindedir. Orada duasını
niyazını yapar.
3-İbadete başlanğıç olarak bir zaman
kavramı , sınırlaması yoktur. İbadetin
günlük bölümler
halinde yapılması kuralıda bulunmaz.İsteyen her can
istediği zamanda ve mekanda, istediği
sürede duazını, niyzaını yapabilir.
4-İbadet sırasında Allaha yaklaşmada okunan duazlarda
ve bulunacak temenni ve niyazlarda,
suni içtihattaki gibi belli dua ve gülbenklerin
okunması kuralı yoktur. İsteyen her can kendi
gönlündeki istek ve temennilerle Allaha duaz ve niyazda
buluınabilir, gönlünden geleni zikr
edebilir. İstediği zamanda , mekanda ve istediği
sürece bunu sürdürebilir.
Zamanda mekanda ne mana vardır,
Hakkı zikreylemek daim salattır.
5-İbadete başlanırken yada duaz ve niyaz öncesi Abdest
alma kuralıda bulunmaz.Çünkü ister
alevi olsun ister suni isterse gayri müslüm her can
sabahleyin elini yüzünü yıkarken elini,
ayağını temizlerken fiziki olarak abdestinide almakta ,
manevi olarak da bu uzuvlarına
sahip olacağı hakkında Allaha ikrar vermekte ve bu
uzuvlarıyla yaptığı yanlışlardan
tövbe
etmektedir. Abdest vucut temizliği yanında ahde
bağlı olmak ikrarınında verilmesidir.Günde
beş kez bu ahde bağlılık ikrarının
yapılması Alevi inancında gerekli görülmez insan
bir kere
ikrar vermeli ve o ikrarının üzerinde de
durmalıdır. Ahlaki olan budur.Aleviler cemlere
geldikleri zaman boy abdestini alır, temizlenir en güzel
elbiselerini giyerek helal kazançları
ile aldıkları lokmalarını alarak cem ibadetine
katılırlar.
Abudestten değil mana
El ayağın ıslatmaktır.
Boyun büküp tövbe ile,
Ahdine vefa kılmaktır.
Bundan dolayı Aleviler günde beş kez
tövbe etme ve ahdini bozma yerine bir kez abdest
alıp ikrar vererek ve bu verdileri ikrarının üzerinde
durmayı kutsiyet olarak görürler.
Günde beş kez tövbe etmek,
Yakışırmı er kişiye.
Ahde vefa kılmıyorsan,
Bu yalvarış tövbe niye.
6-Alevilerde Allah rahim ve rahmandır, bütün iyiliklerin ve
güzelliklerin kaynağıdır. Onun
kudretinin içerisinde yarattığı canlı
varlığına karşı en ufak bir
kötülüğü ve zalimane tavrı
ve düşüncesi olamaz. Kuran bu konuda şöyle
der.
Nisa- 40 Allah zerre kadar zülüm
yapmaz.Küçücük bir iyilik olsa onu kat kat
arttırır ve kendi
katından da bir ödül verir.
Yunus-44 Allah insanlara hiçbir zaman zulum etmez.Amma insanlar
öz benliklerine zulm edi-
yorlar.
Nisa -79 İyilik ve güzellikten sana her ne ererse
Allahtandır.kötülük ve çirkinlikten sana
ulaşan her ne ise kendi nefsindendir. Bun lardan
dolayıdırki,
Rabbim rahim ve rahmandır,
Ne ateşi var ne narı.
Kendi yarattığı
canı,
İncitecek iş
yaparmı.
O bütün nimetlerini, bitmez tükenmez
varlığını insanlara hiç
karşılıksız olarak sunar ve
bunu insanları hiç ayırmadan onlara verir.
Kilerleri kitli sanma
Büt
Tarih 17.09.11, 00:47
Yazan yasar.yildirim Yer: metz/FRANSA
Degerli canlar birzamanlar alevi oldugumuzu açiklamayip gayri
muslumlerden saklardik ancak bir okadarda duskunduk yolumuza kaybetmedik
yolumuzu bu gune dek yani demek istedigim suki bizler yasadigimiz
cografyada tek dil tek din dayatmasina maruz kalmis fakat genede bunlara
biat etmemisiz bu ugurda nesimiler vermisiz pirsultan lar vermisiz ancak
vermedigimiz birsey var ki oda yolumuz gelmis bu gune dek gelmisde gene ne
yazikki içimizden biri evet içimizden biri zorla
yapamadiklarini simdi bizden birini kullanarak asimle etme çabasi
vermekte ne yazikki artik cemlerimizde okudugumuz gulbenglerin ardindan
okunur olmus dualar satilmis dedelerimiz sayesinde cem evlerinin
girislerinde baslari ortulmekte analarimizin bacilarimizin ancak buna
durdemenin zamani gelmistir bu durumu mahsumca izleyen canlarimizi
uyandirmaliyiz seni siddetle kiniyorum izzettin dogan
Tarih 10.08.11, 12:12
Yazan aleviler
İsmail Kaygusuz bey ve aydınlardan istemler Hocam
demek isterim izninizle nasılsınız ?
yaptığınız çalışmalar -
emekleriniz için teşekkür ederiz . sayın
ismail kaygusuz sizi hasan sabbah ve alamut kitabınızla
ilk kez tanıdım . Bir çırpıda
okumuştum zaten sanırım yurtdışında
yaşamaktasınız hocam sizden ihtiramım var
umarım dikkate alınır . Artık konuşulmaktan ,
tartışılmaktan bıktığımız konu
alevilerin menşei - ırkı sorunu malum alevileri
türkmen olarak göstermek isteyen büyükçe
kesimler var . Başkalarıda haklı olarak tepki olarak
kürt , başkası arap diyor karşıt olarak
nedir hocam bu ? İlla bu dinin - öğretinin -
felsefenin bir ırka dayandırılması manidar
değilmi ? Yada böylemi evrensel , hümanist olacaklar
bu türkmen özentileri
kısırlaştırıyorlar , artniyetli
bazısı , basit tartıyorlar . Özellikle bu
cemvakfı , benzerleri bu yolda sistemle beraber hareket
etmekte sonuçta aleviler türkmen - kemalistmi olmak
zorunda bazı dedeler , seyitler , kurumlar bunu
dayatıyor . Ayıp değilmi yaptıkları , akla -
ilme - fenne sığarmı yani basit şekilde
anlatırsak insanlığın başlangıcı
konusunda dünyada iki görüş kısmen kabul
görmekte sanırım . Yaradılış yada evrim
denmekte bunlarda son tahlilde aynı kökten , atadan ,
babadan geldiğimizi bildirmiyormu insanlık neden
böyle farklı uluslara , ırklara , mezheplere ,
dinlere ayrıldı ? Burda meselenin bilimsel - tarihsel -
ekonomik boyutlarını tartışacak değilim yani
çıplak gözle , hiçbir tarafa yaslanmadan
görülen bu değilmi ? Peki bu cemvakfını
neden şımartıyorsunuz ? onaylar gibisiniz sanki
yazdıklarınızla tavırlarınız paralel
değil gibi yapmayın lütfen etmeyin alevilerin
burjuva cemvakfı sömürmek , kemirmek derdinde
onlardan yoksula , çaresize derman çıkmaz . Fakat
heryerlerde çok etkinler bunu söylemeli bukalemun gibi
her maskeyi takmaktalar . Süleyman demirellerin ,
çillerin , ağarın kurdukları bu yapıya
destek vermeyin bunlar karanlıktır söyleyim .
Aleviliği - bektaşiliği evrensel bir menba haline
getirip insanlığa açmak gerekken bunların
artniyetli , cahil , bencil yanları aleviliği
tüketiyor , yozlaştırıyor . Sizler gibi
aydınların bunları ölçüp ,
uyarmaları gerektiğini düşünüyoruz .
Herkesin kendini geliştirmesi , özeleştiri
yapması şart, hep aynı kalmak neden ? Bu
tavırlar aleviliği yüceltmez ancak
birkaçkişinin mevki , makam istemlerine tahtaravalli
olur diye düşünüyorum . Ecdattan dahi gerilerde
bu cemvakfı , albay izzetin , general selmanpakoğlu ,
rıza zelyut , hıdır çavuş , diğer
eratlar falan . Aydınların , bilgelerin , bilenlerin
bunların tezgahına düşmemesi gerek kudurmuş
bunlar dünyayı biz kurduk , herşeyi biz biliyoruz
edalarında bu kara cahıl diyecem çünkü
herneyse bunlarda incelik , tevazu , hoşgörü yok .
Sistemin , egemenlerin tetikçiliğine canları
yönlendirmek var . Ne olması gerek akla uyan ,
ayakları yere basan ne olmalı ? Alevilik dini nasıl
temellendirilmeli , güncellenmeli , evrensel hale getirilmeli
? Sizlerden , aydınlardan bunları dikkate almanızı
bekliyoruz , hırs , pul peşindeki zorbaları dikkate
almamalı . Devletle pazarlık içindeler yarın
bunlar çok işler başımıza açacak
canların içine ayrım , ikilik , kötülük
ekmekteler . Adam olsalar , oturmasını ,
kalkmasını bilmeyen bu adamlar neden erenlerin
liderliğine soyunur oluyorlar başkaca adam - kurum yokmu ?
Yarın bunlara karşı tepki gösterilse , olumsuz
şeyler olsa , kan aksa kimler bunların
hesaplarını vercekler lütfen samimi olalım .
Kimselere yaslanmadan
Tarih 06.07.11, 10:02
Yazan VELİ SAMİMİ
chp ' yi samimiyete davet ediyorum bu
vicdansızlığın , artniyetin sembolü yüzde
on barajını kaldırmak için acilen teklif
vermesi gerek . Yoksam zaten akp tekbaşına
götürüyor yarın başkası
tekbaşına birkaç dönem iktidar olur . Böyle
değil işte chp de , mhp de artniyetli akp piyasada
olmadığı zamanda bu barajı milletin
başına tasallut ettiler . Tabi siyaseti limited , anonim
şirket mantığıyla görüp sadece mecliste
siyaset ağalarının ahbapları , kankileri ,
sevgilileri , akrabaları falan vekil , belediye reisi ,
yönetici olcak , ihaleleri , işleri akrabalar falan
kotaracak . Ne güzel böyle hazır tezgaha kim konmak
istemezki yada kaptırmak ister ? Sonra samimiyet ,
doğruluk , efendilik , yasadışılık , namus ,
erdem , hak , hukuk , zulüm , yoksul , fakir - guraba , zam
, pahalı falan edebiyatları yapmazlarmı ? Hepsi
aynı öncekilerde aynı bugünkülerde aynı
. Siyasetin , ülkenin , sistemin komple gözden
geçirilip sıkıdan elenmesi elzem olmuştur . Ben
bunların yeni anayasalarınada güvenmiyorum
geçmişteki tavırları , yönleri
arızalı , egoist nasıl bunların ipiyle kuyulara
inilir . Halk anlamıyor , söylesende fakat
özeleştiriyi bırakmadan aydın sorumluluklarıyla
seri taşın altına koymalı . Yani chp deki bu
zengin , paralı adamlar ve başlarındakilermi
ülkeye refah - eşitlik - esenlik - getirecekmiş .
Erdoğan toprakmı , sinan aygünmü , haberalmi
hangisi hepsi bol keseli , devletten nemalanıp -
çırpmayla semirmiş derin adamlarmı demokrasi
getirecek ? Samimi olarak soruyorum bunlardan bişey bekleyiniz
varmı ? Alternatif neden tartılmaz , bedel verenler ,
namuslu adamlar neden kaale alınmaz ? Hile , kokuşmuş
, zulm , yalan , hiyanet içindeki tezgahlar neden devrilmez
? Neden bu bölgede özeleştiri kısır , neden
geçmiş bilinmez neden önyargıların ,
cehaletin kölesi olunur ? Niçin dünyaya bakılmaz
dersler çıkarılmaz ? Bu mealde binlerce soru vede
yanıtlar var fakat esrik , prangalı , resmi ezberi ,
artniyetli , taşeron , benbilirim olmasa fena olmazdı
fakat umutlu değilim açıkça belirteyim
böyle düşük durumlar oldukça siyaset
ağaları gözlerini ayırmazlar saltanattan ,
hırstan filan
je voulais savoir si une manifestation pour soutien a la famille, qui a été attaquée a Malatya, va etre mise en place?
Je decouvre avec beaucoup d intérêt votre site et m interesse depuis peu à votre communeaute peu connue et qui gagnerait grandement à etre connue pour montrer un islam ouvert sur la societe et moderne et constructif, bien loin des clichés vehiculés par les media et malheureusement par une minorité intégriste financee par les saoudiens. merci pour cette lecon d humanisme à faire connaitre ;; je précise que je ne suis pas musulman ;; joyeux ramadan
Je vous conseille le film Une Seconde Femme du réalisateur turc Umut Dag
Le film retrace une histoire qui met en scène différentes générations et cultures au travers de deux femmes : Fatma et Ayse.
Fatma vit à Vienne avec son mari, Mustafa, et leurs six enfants. Depuis toutes ces années, elle essaie de préserver les traditions et le prestige social de leur famille d’immigrés turcs. Ayse, une jeune fille de 19 ans est choisie dans un village en Turquie pour officiellement épouser leur fils et se joindre à la famille. La réalité est toute autre ; en secret, parce que Fatma l’a décidé, Ayse est promise au père en tant que seconde épouse. Dès lors, une relation de confiance et de complicité va se développer entre les deux femmes. Mais cet événement va mettre en péril l’équilibre de toute la famille, qui devra faire face au regard de la communauté et à de nouvelles difficultés.
Voici la bande-annonce du film :
http://www.allocine.fr/video/player_gen_cmedia=19339739&cfilm=201630.html
Le film montre magnifiquement le poids des traditions et la beauté (mais aussi la complexité) des relations au sein des familles !
yolunuz aydinlik ve açik olsun Bozatli Xizir yardimciniz olsun,
Dostluk sevgilerimle
latife
Bir sunni bana cemlerin bir tarikat oldugunu söyledi. Tabi bunun dogru olmadigini ve cemlerimiz ne için yaptigimizi çok iyi biliyoruz ve bende gereken cevabi verdim ama sizinde bu konuda düsüncelerinizi ögrenmek istiyorum.
MORBIHAN A.K.M Olarak bassagli dileklerimizi iletiriz
Hak tala sabir ve dayanma gucu versin
Ali haldasiniz hizir yoldasiniz olsun
SUNNİLİKTE ALEVİLİKTE
Allah. Allah rahim ve rahmandır,esirgeyen Allah rahim ve rahmandır.Sevğisi merhameti ve
Bağışlayan, koruyandır.Ancak zaman lutfu sonsuzdur. Hiçbir zaman yarattığı canlıya
kullarını cezalandırır. Onlara afetler, halifesi olan insana zulm etmez.Onun yapısında
,tufanlar, acılar, dertler vererek onla- acı vermek, cezalandırmak ,zulm etmek yoktur.
rı ıslah etmeye çalışır. Çünkü o rahman ve sonsuz bağışlayandır.Ancak
her kes kendi elinin ve dilinin ettiğini çeker.
İnsan. İnsan Allahın kuludur, kulluğunun da İnsan Allahın kulu değil, onun kendi varlığının
bedeli olarak gece gündüz ibadet etmek bir zerresidir. Yer yüzündeki en kutsal varlığıdır.
etmek farzdır.İbadetin zamanını kaçır- ibadet kamil insan olma ve güzel ahlak sahibi
mak günah sayılır. olmak için yapılır. İbadette süreklililk yoktur.
Kıble.Kıble Kabe olarak kabul edilir. İbadet Kıble insan olarak kabul edilir.İnsanın cemali
kıbleye dönülerek yerine getirilir. kıblegahtır. İbadet cemal, cemale dönülerek ya-
yapılır.Evlerde yapılan ferdi duazlarda her
yön kıble olarak kabul edilir. Bu konuda kuran
ayetleri mevcuttur.
İbadet yeri. Toplu ibadetler camide saflar şek- Toplu ibadetler cemlerde yapılır.Cemaat halkalar
linde hoca tarafından yapılır.günlük şeklinde oturularak dede yada babalar tarafından
ibadetin aynısıdır.Hocanın sırtı cemaate yapılır, dedenin yada babanın yüzü cemaate dö-
dönüktür.kamet, rükü, secde şeklinde ya- nüktür.cemde 12 hizmet, lokma ,çerağ yakma,
yapılır.Cemaatın bütün yönü kıbleye sakacı, semah, saz.deyiş ,duaz, tevhid,miraçlama
dönüktür.Aynı dualar her rekat için yeni- okunarak ibadet yapılır. Cem evi gecede gündüz-
den aynı dualar tekrar edilir. Cami gündüz de açıktır.
açık gece kapalıdır.
Çağırış.İbadetler sırasında okunan dualar sonu İbadetler esnasında gülbenğler çekilirken Allah,
amin, amin denilerek eller yüze sürülür. Allah denilerek topluca ses verilir.
Namaz.İbadet sırasında kadın erkek ayırımı, İbadet esnasında kadın erkek ayrımı yoktur.
yapılır ,kadınlar erkeklerle aynı yerde Herkes can olarak tabir edilir ve yan yana ibadet
ibadet yapamaz,aynı safta duramaz,kadın yapılır.Baş, ayak açık olarak ibadet yapmakta
ların namaz kılışlarında farklılıklar vardır. sakınca yoktur.
baş, ayak mutlaka kapalı olacaktır.
Evlilik.Dört evlilik yapılabilir. Hatta bunu Tek evlililk kutsaldır. Eşi olup ikinci eş alana
peygamber sünnetidir diyerek yapanlar düşkünlük cezası verilir ve belli b ir zaman
ve çok muhteber görenler vardır. toplum dışına itilerek cezalandırılır.Kocası
ölen kadın genç olsada evlenmiyenlerin sayısı
çoktur.
Nikah.Nikah merasimi hemen, hemen aynı olma- Nikah merasimi Türkçe olarak yapılır.Ancak
sına rağmen, bütün söylemler ve dualar arap zina çok kötüdür. Üç kez boşsun demek ve
ça yap&
Çağımızın koşullarına göre şehirleşen, yaşam tarzı, ekonomi durumu,zamanının
elverişliliği yüzünden cem ibadetlerinin bu şartların elverdiği ölçüde icra edilmesi
gerekmektedir. Bu koşulları yer ve zaman olarak iyi kullandığımız takdirde,cem
ibadetlerine olan ilği çoğalacak ve bütün canlar bu eksikliğin verdiği huzursuzluktan
kurtulup cemlere girmeye çalışmış olacaklardır.Bo koşullardan:
1-Çalışma, bilindiği gibi şehir hayatındaki çalışma koşulları pek çeşitlilik arz eder.
gün boyu çalışanlar gibi, akşamdan sabaha kadar vardiyalar halinde çalışan canlar da
bulunmaktadırlar. Cuma ertesi, Pazar günleri hafta tatili yapanlar gibi hafta arasında
da tatil yapanlar bulunmaktadır. Cem ibadetinin bütün çalışan kesimlere hitab etmesi
bakımaından , özellikle çalışan kesimin Pazar günü tatilinden dolayı cemlerin cumaer-
tesi akşamı yapılmasında her kesim için faydalı olacaktır. Zaten cemlerin illahi
perşembe akşamı yapılması diye bir kuralda alevi içtihadında bulunmamaktadır.Çünkü
İslami kesimin hafta tatilleri Cuma günü olduğundan ibadet etmeye en uygun olarak ta
perşembe akşamını tercih etmişlerdir ki bir gün sonrasında ise dinlenmeyi daha uygun
görmüşlerdir.
2-Cem ibadetleri sırasında dedelerin, babaların anlattıkları şeyler akıl ve mantığa uygun
hikaye ve hurafelerden uzak olmalıdır.Zira günümüz ilim ve bilği çağıdır. Cemlerde
işlenecek dini konular kurandan ayetlerle desteklenmeli,sağlıklı deliller gösterilmelidir.
okumuş bilği sahibi insanlara hikaye, hurafe anlatıldığı zaman,ceme olan ilği ile birlikte
inanca olan duyarlılıkta zayıflamaktadır. Bu inancın artık, hikaye, hurafe, mitolojik
olaylardan arındırılması gerekmektedir. Yoksa inancın bu hurafelerle eriyip zamanla
hurafe yığını olarak çağın gerisinde kalması kaçınılmazdır.
3-Cemlerde yedi ulu ozan dediğimiz Şah hatayi, nesemi, Virani, kul himmet, Pir Sultan
gibi ozanların deyişlerini okumaktayız. Ancak bu ulu ozanların deyişlerinde farsça
kelimeler bulunmaktadır, ceme katılan canlarımızda bunların manalarını bilmemekte,
anlamakta zorluk çekmektedirler, bu gibi sözlerinde günümüz insanının anliyacağı
şekilde teleffuz edilmesine gayret gösterilmelidir. Sazımızı, sözümüzü günümüzün
insanına ve yaşamına göre ayarlamalıyız. Çağın gerisinde kalmamalıyız.
4-Cem ayini esnasında önemli bir durumda ceme katılan canların cemde oturma durumlarıdır. Şehir hayatında büyümüş bir canımızın köylerde olduğu gibi saatlerce
diz üstünde oturmasına imkan yoktur. Bu oturma cemde de olsa bazı canlarımıza adeta
işkence gibi gelmekte duyduğu rahatsızlık yüzünden cemin verdiği duyguyu ve coşkuyu
yaşayamamaktadırlar.Böyle bir rahatsızlıktan dolayı bir daha ceme gelmemektedirler.
bunun çözümü için de dedenin ve çevresinini meydana getirdiği kırklar halkası dışında-
ki canların edeplerince rahat oturmalarında bir sakınca olmaması gerekmektedir.
kırklar halkasına da özellikle bu şekilde rahat oturmayı bilen canlar oturmalıdırlar.
5-Cemlerde lokmalar dğıtıldığı zaman dökülüp etrafa dılmaması açısından küçük
poşetler içerisinde dağıtılması daha temiz ve hijyenlik arz eder. Ayrıca cemlerde dağı-
tılan sakka suyunun da her cana aynı bardak yerine ayrı, ayrı bardaklarla ikram
edilmesi gene temizlik açısından faydalı olacaktır.
6-Cem esnasında görev yapan canların niyazlarını meydana secde ederek, yeri öperek
yerine getirmektedirler. Öptükleri yerin ne derecedeb temiz olduğu bilinmemekte, temiz olsada oralarda zaman zaman canlar ayakları ile gezmiş olduklarından kirlenmiş ve
pis olabilmektedir. Onun için canlar bu niyazları serilmiş olan seccadeye veya kendi
ellerine ayakta yaparak gülbenğlerini pirden alabilirler. Akla ve inanca uygun olanı da
bu olsa gerekir.n
Alevilerin toplu olarak ibadet ettikleri mekana cem evi ve bu
yapılan ibadete de cem ibadeti denir. Alev iler bu ibadet mekanlarında
kadın erkek hepsi bir can olarak ,ibadetlerini birlikte yan yana yaparlar. Alevi inancında cami
Olayı camiye gitmek yoktur. Aleviler ferdi olarak günlük yaptıklarıu duazlarını niyazlarını da
kendi evlerinde yaparlar. Bunları başlıklar halinde sıraladığımızda.
1-Alevi inancında cami yerine cam evi vardır. Toplu ibadetler cemlerde yapılır, zaman, mekan
kadın erkek bir arada lokmalarla, niyazlarla katılımlarını yaparlar.
2-Aleviler ferdi ibadetlerini evlerinde yaparlar. Her alevi canın evinin en güzel kısmı onun aynı
zamanda mescidi şeklindedir. Orada duasını niyazını yapar.
3-İbadete başlanğıç olarak bir zaman kavramı , sınırlaması yoktur. İbadetin günlük bölümler
halinde yapılması kuralıda bulunmaz.İsteyen her can istediği zamanda ve mekanda, istediği
sürede duazını, niyzaını yapabilir.
4-İbadet sırasında Allaha yaklaşmada okunan duazlarda ve bulunacak temenni ve niyazlarda,
suni içtihattaki gibi belli dua ve gülbenklerin okunması kuralı yoktur. İsteyen her can kendi
gönlündeki istek ve temennilerle Allaha duaz ve niyazda buluınabilir, gönlünden geleni zikr
edebilir. İstediği zamanda , mekanda ve istediği sürece bunu sürdürebilir.
Zamanda mekanda ne mana vardır,
Hakkı zikreylemek daim salattır.
5-İbadete başlanırken yada duaz ve niyaz öncesi Abdest alma kuralıda bulunmaz.Çünkü ister
alevi olsun ister suni isterse gayri müslüm her can sabahleyin elini yüzünü yıkarken elini,
ayağını temizlerken fiziki olarak abdestinide almakta , manevi olarak da bu uzuvlarına
sahip olacağı hakkında Allaha ikrar vermekte ve bu uzuvlarıyla yaptığı yanlışlardan tövbe
etmektedir. Abdest vucut temizliği yanında ahde bağlı olmak ikrarınında verilmesidir.Günde
beş kez bu ahde bağlılık ikrarının yapılması Alevi inancında gerekli görülmez insan bir kere
ikrar vermeli ve o ikrarının üzerinde de durmalıdır. Ahlaki olan budur.Aleviler cemlere
geldikleri zaman boy abdestini alır, temizlenir en güzel elbiselerini giyerek helal kazançları
ile aldıkları lokmalarını alarak cem ibadetine katılırlar.
Abudestten değil mana
El ayağın ıslatmaktır.
Boyun büküp tövbe ile,
Ahdine vefa kılmaktır.
Bundan dolayı Aleviler günde beş kez tövbe etme ve ahdini bozma yerine bir kez abdest
alıp ikrar vererek ve bu verdileri ikrarının üzerinde durmayı kutsiyet olarak görürler.
Günde beş kez tövbe etmek,
Yakışırmı er kişiye.
Ahde vefa kılmıyorsan,
Bu yalvarış tövbe niye.
6-Alevilerde Allah rahim ve rahmandır, bütün iyiliklerin ve güzelliklerin kaynağıdır. Onun
kudretinin içerisinde yarattığı canlı varlığına karşı en ufak bir kötülüğü ve zalimane tavrı
ve düşüncesi olamaz. Kuran bu konuda şöyle der.
Nisa- 40 Allah zerre kadar zülüm yapmaz.Küçücük bir iyilik olsa onu kat kat arttırır ve kendi
katından da bir ödül verir.
Yunus-44 Allah insanlara hiçbir zaman zulum etmez.Amma insanlar öz benliklerine zulm edi-
yorlar.
Nisa -79 İyilik ve güzellikten sana her ne ererse Allahtandır.kötülük ve çirkinlikten sana
ulaşan her ne ise kendi nefsindendir. Bun lardan dolayıdırki,
Rabbim rahim ve rahmandır,
Ne ateşi var ne narı.
Kendi yarattığı canı,
İncitecek iş yaparmı.
O bütün nimetlerini, bitmez tükenmez varlığını insanlara hiç karşılıksız olarak sunar ve
bunu insanları hiç ayırmadan onlara verir.
Kilerleri kitli sanma
Büt