Havalimanı polisinden keyfi uygulama: “Tipinizi beğenmedik”

AABF İnanç Kurulu Başkanı Cafer Kaplan’ın oğlu Can Kaplan ve arkadaşı İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda gözaltına alındı. Neden gözaltına alındık? diye soran gençlere polis “Tipinizi beğenmedik” cevabını verdi.

Fuat Ateş – Alevilerin Sesi Dergisi (Özel Haber)

Geçtiğimiz hafta İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda ilginç bir gözaltı girişimi yaşandı. Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Cafer Kaplan’ın oğlu Can Kaplan ve arkadaşı aile ziyareti için gittikleri İstanbul’da gözaltına alındılar. Bochum Üniversitesi’nde öğrenci olan Can Kaplan yaşadıklarını şöyle anlattı: “9 Şubat Perşembe akşamı 18:30’da İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na indik. Pasaport kontrolü için sırada beklerken sivil bir polis yanımıza yaklaşarak,  nereli olduğumuzu sordu. Erzincan ve Dersim cevabını alan polis kendisini takip etmemizi söyledi. Önce bizi bir odaya kapattılar ve telefonlarımıza el koydular. Neden böyle bir uygulamaya maruz kaldığımızı sorduğumuzda “tipinizi beğenmedik” cevabını aldık. Bir kaç saat telefonlarımızı inceledikten sonra bizi Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki polis karakoluna götürdüler. Orada nezarethaneye aldılar. Yakınlarımıza haber vermek için talepte bulunmamıza rağmen telefonla arama hakkımızı kullandırmadılar. Yakınlarımız gece 01:30 sıralarında kendi imkanlarıyla gözaltına alındığımızı öğrenmişler.”

Polis: “Listede isminiz var”
Neden alıkonulduklarını konusunda yetkililerin kendilerine mantıklı bir cevap vermediklerini ifade eden Can Kaplan, “Sorularımıza cevap vermediler. En basitinden ne kadar bizi tutacaksınız? sorusuna ‘iki gün’ diye cevap verdikleri gibi ‘3-4 hafta bizimlesiniz’ dedikleri de oluyordu. Alman Konsolosluğu ve avukatların devreye girmesiyle 11 Şubat 2017 Cumartesi sabahı saat 10:00’da uçağa bindirilerek, Almanya’ya geri gönderildik. Giderken bize yeniden Türkiye’yi ziyaret etmememiz konusunda uyardılar. Nedenini tekrar sorunca listede isminiz var cevabını aldık. Ama söz konusu listenin ne olduğu konusunda bilgi vermediler” dedi

Cafer Kaplan: “Baskılar bizi haklı mücadelemizden alıkoyamaz”
Avrupa’daki Alevi hareketinin çeşitli dönemlerde bu tür baskılarla karsılaştığını ifade eden AABF İnanç Kurulu Başkanı Cafer Kaplan, bu tür uygulamalarla gözdağı vermeye çalıştıklarını söyledi. Kaplan, “Baskılar bizi haklı mücadelemizden asla alıkoyamaz. Söz konusu keyfi uygulamaları sineye çekmeyeceğiz. Vatandaşı olduğumuz Avrupa ülkelerinin de bu insan haklarına aykırı tutum karşısında sessiz kalmayacaklarını biliyorum.” dedi.

AABK Genel Başkanı Mat: “Ülkemizi bu gerici ve faşist unsurlara teslim etmeyeceğiz”
Son dönemlerde Avrupa’nın çeşitli şehirlerinden benzeri şikayetlerin geldiğini dile getiren Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Hüseyin Mat, söz konusu uygulamaları Avrupa’da faaliyet gösteren muhalif güçleri sindirmeye yönelik bir girişim olarak değerlendirdiklerini söyledi. Mat, “Alevi hareketi olarak bu tür girişimlere yabancı değiliz. Son dönemlerde yaşanan bu gözaltılar tesadüfi gelişmeler değildir. Özellikle gençlerimizi hedef alan “havalimanında keyfi gözaltı” uygulaması karşısında örgüt olarak canlarımızın yanındayız. Aleviler dönük asimilasyon politikaları dâhilinde Avrupa’da yasayan Alevilerle, Türkiye ile ilişkilerini koparmaya yönelik bu uygulamalara asla geçit vermeyeceğiz. Anadolu atalarımızın bize yadigâr bıraktığı topraklardır. Kimse ülkenin tapusunu üstüne almış gibi davranamaz. Ülkemizi bu gerici ve faşist unsurlara teslim etmeyeceğiz. OHAL’in verdiği şımarıklıkla her şeyi yapabileceklerini sanıyorlar. Ama yanılıyorlar. Ayrıca bu yaşananları getirilmek istenen başkanlık sistemine neden hayır denilmesi gerektiğini destekleyen bir gelişme olarak okuyoruz” dedi.

BDAS Eş Başkanı Cem Özcan: “Bu gelişmeleri Avrupa kamuoyuyla da paylaşacağız”
Üyelerine dönük bu keyfi uygulama karşısında sessiz kalmayacaklarını vurgulayan Almanya Alevi Üniversiteli Öğrenciler Birliği(BDAS) Eş Başkanı Cem Özcan, “OHAL ilanından bu yana Türkiye’de muhalif kesimlere yönelik başlatılan sindirme girişimlerini yakından takip ediyoruz. Bu baskı politikalarını, Avrupa’daki muhalif kesimlerine dönük bir sindirme aracı olarak kullanılmasına müsaade etmeyeceğiz. Türkiye’de akademisyenlere ve öğrencilere dönük baskıları aktardığımız gibi bu antidemokratik uygulamaları da Avrupa kamuoyuyla paylaşacağız” şeklinde konuştu.