Aleviler, AP önünde ‘Meşru olmayan bu referandum sonucunu tanımıyoruz’ dedi

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) üyeleri Brüksel Avrupa Parlamentosu (AP) önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasında, Türkiye’deki diktatöryel politikaları ve hükümetin tutumunu protesto etti.

İngilizce ve Türkçe olarak yapılan basın açıklamasında, Avrupa’da yaşayan Aleviler  16 Nisan tarihinde yapılan ve meşru olmayan referandum sonucunu tanımadıkları belirtildi.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT)’nin raporu ve Avrupa Konseyi’nin uyarılarını dikkate almayan AKP rejiminin, ülkeyi geri dönülemez bir uçuruma taşıdığına dikkat çekilen açıklamada, “Ülke içindeki gerilim arttığı gibi Türkiye, uluslararası arenadan izole edilme tehlikesiyle karşı karşıya. Ayrıca AKP rejiminin demokrasiyle uyuşmayan bu tutumu, Avrupa’da yükselen aşırı sağın Türkiyeli göçmenlere yönelik pervasız söylemlerine cesaret vermektedir’’ denildi.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Hüseyin Mat yaptığı konuşmada, AB Milletvekili ve Türkiye raportörü Kati Piri başta olmak üzere bazı Avrupa Parlamentosu milletvekilleri ile bir araya geldiklerini, son dönemde Türkiye’de yaşanan gelişmeleri ele alarak, Türkiye’de Aleviler, Kürtler, Akademisyenler ve diğer ezilen bütün mazlumların gasp edilen hakları ve karşı karşıya kalacakları tehlikeleri Avrupa Parlamentosu’na aktardıklarını kaydetti.

Mat, “Biz 14 yıl önce Avrupa’nın bugün aldığı kararı anlattık bizi dinlememişlerdi. Keşke biz haksız çıksaydık. Türkiye’nin, bundan sonra Avrupa Birliği’nin aldığı kararları  uygulamasını bekliyoruz dedi.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Diplomasi Komisyonu, Avrupa Parlamentosu Milletvekillerinden Türkiye raportörü Kati Pirri (Hollanda), Jens Nilsson (İsveç), Jean Lambert (Britanya), Glenis Willmott(Britanya), Afzal Khan (Britanya), Claude Moares (Britanya), Joe Widenholzer (Avusturya), Johannes Noack (Avusturya), Maria Christine Vergiat (Fransa), Guillaume Balas ( Fransa) ve Fransa Yeşiller Partisi sekreteryasından Laura Batalla Adam ile görüştü.

AABK’nın basın bülteni şöyle:

“Meşru olmayan bu referandum sonucunu tanımıyoruz”

Ülke olarak, daha önceki genel ve yerel seçimlerde yaşanan şaibeleri bile gölgede bırakacak bir referandum süreci yaşadık. Benzeri ancak Ortadoğu’da diktatörlükle yönetilen ülkelerde görülen bu referandumunun sonucu meşru değildir. 

Tarafsız olması gereken Yüksek Seçim Kurulu, maalesef AKP rejiminin bir organı olarak çalışmaya devam ediyor.  Kendi mevzuatıyla çelişen ve hukuksuz bir şekilde mühürsüz oyları dahi geçerli sayan bu anlayışı savunacak hiçbir argüman yoktur. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT)’nin raporu ve Avrupa Konseyi’nin uyarılarını dikkate almayan AKP rejimi, ülkemizi geri dönülemez bir uçurum eşiğine taşımıştır. Ülke içindeki gerilim arttığı gibi Türkiye, uluslararası arenadan izole edilme tehlikesiyle karşı karşıya. Ayrıca AKP rejimin demokrasiyle uyuşmayan bu tutumu, Avrupa’da yükselen aşırı sağın Türkiyeli göçmenlere yönelik pervasız söylemlerine cesaret vermektedir.

“Keyfi gözaltılara da hayır”

Olağanüstü Hal’in ilanından bu yana Türkiye’de muhalif kesimlere yönelik başlatılan sindirme girişimlerini yakından takip ediyoruz. Bu uygulamalardan biri de Türkiye’ye giriş yapmaya çalışan yöneticilerimize ve üyelerimize dönük keyfi gözaltılar ve alıkoymalardır. Son olarak Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Sekreteri ve Britanya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Sayın İsrafil Erbil, Sabiha Gökçen Havaalanı’nda alıkonulmuştur. Alevi hareketi olarak bu tür saldırıların yabancısı değiliz. Bu baskı politikalarını, Avrupa’daki muhalif kesimlere dönük bir sindirme aracı olarak kullanılmasına asla müsaade etmeyeceğiz.

Son dönemlerde yaşanan bu gözaltıları tesadüfî gelişmeler olarak değerlendirmiyoruz. Özellikle yönetici kadromuzu hedef alan “havalimanında keyfi gözaltı” uygulaması karşısında kurum olarak canlarımızın yanındayız. Aleviler dönük asimilasyon politikaları dâhilinde Avrupa’da yaşayan Alevilerle, Türkiye ile ilişkilerini koparmaya yönelik bu uygulamalara asla geçit vermeyeceğiz. Anadolu atalarımızın bize yadigâr bıraktığı topraklardır. Kimse ülkenin tapusunu üstüne almış gibi davranamaz. Ülkemizi bu gerici ve faşist unsurlara teslim etmeyeceğiz. OHAL’in verdiği şımarıklıkla her şeyi yapabileceklerini sanıyorlar ama yanılıyorlar. Ayrıca bu yaşananları getirilmek istenen başkanlık sistemine neden hayır denilmesi gerektiğini destekleyen bir gelişme olarak okuyoruz.

“Türkiye’deki baskıcı rejim, Avrupa’ya da müdahale ediyor”

Alevi-Bektaşi toplumu açısından önemli bir dergâh olan Makedonya’daki Harabati Baba Dergâhı ile ilgili devam eden davada, mahkeme heyeti Makedonya İslam Birliği lehine karar verdi. Makedonya Hükümeti kendi ekonomik çıkarları doğrultusunda hareket ederek, yaklaşık 500 yıllık Bektaşi Tekkesi olan Harabati Baba Dergahı’nı, AKP ve Türk İslam zihniyetine peşkeş çekti. Makedonya’daki mahkeme kararında AKP Hükümeti’nin etkisini net şekilde görülüyor. Türkiye’deki baskıcı rejim, Avrupa’ya da müdahale ediyor. Avrupa Birliği’ne üye olma çabası içinde olan bir ülkenin bu etkiyi kırması lazım. Aksi halde Avrupa’nın değerleri ile çelişen bir Makedonya’nın, Türkiye gibi Avrupa Birliği’nin dışında kalabilir. Avrupa Alevi hareketi olarak bu konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyacağız.

Baskılar bizi haklı mücadelemizden asla alıkoyamaz. Söz konusu keyfi uygulamaları sineye çekmeyeceğimiz gibi vatandaşı olduğumuz Avrupa ülkelerinin de bu insan haklarına aykırı tutum karşısında sessiz kalmayacaklarını biliyoruz. Türkiye’de akademisyenlere ve öğrencilere dönük baskıları aktardığımız gibi bu antidemokratik uygulamaları da Avrupa kamuoyuyla paylaşacağız.