FUAF’tan Kemal Gün, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek

Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) açlık grevindeki Semih Özakça, Nuriye Gülmen ve Kemal Gün ile dayanışmak için Fransa’nın 41 şehrinde, 24 saatlik açlık grevi eylemi yaptı.

Oğlunun cenazesini almak için Dersim’in Seyit Rıza meydanında açlık grevi yapan 70 yaşındaki Kemal Gün ve Kanun Hükmünde Kararname ile görevlerinden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ile öğretmen Semih Özakça’nın yaptıkları açlık greviyle dayanışmak için, FUAF bileşeni 41 Alevi Kültür Merkezi 14 Mayıs Pazar günü, bir günlük açlık grevi yaptı.

Yapılan bir günlük eylemde Fransızca ve Türkçe basın açıklaması okunurken, Açlık Grevine Fransız medyası yoğun ilgi gösterdi.

“Bizde can en kutsal değerdir”

“Mağdurların en insani talepler için bedenlerini açlık grevine yatırmak zorunda kalması, her gün yavaş yavaş fiziken eriyor olmaları sözün bittiği yerdir” diyen FUAF Genel Başkanı Erdal Kılıçkaya, eylemcilerin, taleplerini ve direnişlerini paylaşmanın, direnen canlarla dayanışma içinde olmanın herkesin boynunun borcu olduğunu vurguladı. Açlık grevindekilerin herkes adına direndiklerini söyleyen Kılıçkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Alevilerde adalet ve yaşam hakkı en kutsal olandır. Biz de can en kutsal değerdir. Canların taleplerine duyarsız kalan yetki sahiplerini göreve çağırıyorum. Gözümüzün önünde eriyip giden Kemal Gün, akademisyen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’lının taleplerini duymamazlıktan gelerek, sorumluluktan kurtulamazsınız. Yaşamak ve yaşatmak için, atılması gereken adımları atmak zorundasınız.”

“Üç Can İçin Üç Delil Uyandırıp Aç Kalacağız!”

Yapılan bir günlük eylemde, Alevi Kültür Merkezi yetkililerince okunan Fransızca ve Türkçe basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Üç can hak ve adalet yolunda günlerdir açlık grevindeler. Hiç bir şey yemiyorlar.

Nuriye Gülmen, KHK ile işinden atılan bir akademisyen, Semih Özakça ise bir öğretmen.

Kemal Gün ise, Dersim’de öldürülen oğlunun cansız bedenine kavuşmak isteyen 70 yaşında yüreği yangın yerine dönüşmüş bir baba…

Üç canın küskünleri ekmeğe ve çocuğuna değil, açlıkları ise yemeğe değildi.

Küskünleri, KHK rejimi ile gasp edilmiş çalışma hakları, ihraçlara, çocuklarının cansız bedenlerine kavuşturulmaması, açlıkları ise adalete olan özlemleridir.”

Alevi Haber Ajansı