Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu 8. Dönem 1. Başkanlar Meclisi Sonuç bildirgesi:

Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu’na (FUAF’a) bağlı Alevi Kültür Merkezlerinin Başkan, Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreterleri, 18-19 Kasım 2017 tarihinde bir araya gelerek, son üç yılın değerlendirmesi ve geleceğe  dair vizyon ve hedef çalışmalarını gerçekleştirdi. Yoğun katılım, tartışma, katkı ve önerilerle, FUAF’a bağlı  Alevi Kültür Merkezlerimizde (AKM), Federasyon, AABK ve Alevi hareketinin önününe koyması ve geleceğimizin kurumsal inşasını ve düşünce perspektiflerini güçlendirmeye dair, şu kararları almıştır:

Mevcut Durum Analizi

  • Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu ve bileşeni
    • FUAF Yol ve Erkan Kurulu,
    • Fransa Alevi Kadınlar Birliği,
    • Fransa Alevi Gençler Birliği,
    • MaSource (Fransa Alevi Esnaf ve İşverenler Birliği),
    • FUAF Cenaze Fonu,
    • Fransa’nın 41 şehrindeki AKM’lerimiz, Fransa’da ki Alevileri temsil eden kurumlardır.
  • Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Avrupa’daki 14 Federasyonun ve 270’den fazla Alevi Kültür Merkezi/Cemevi’nin çatı kurumudur.
  • Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, ülke Alevi Birlikleri Federasyonları ve Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu gerek devletlerin gerekse de hükümetlerin yetkili muhatabıdır.
  • Alevilerin politik platformdaki tek meşru temsilcileri bu toplumun kendi içinden çıkmış örgütlüleri FUAF, ülke Alevi Birlikleri Federasyonları ve çatı kurumumuz Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’dur (AABK’ dır).

Geleceğe dair daha güçlü sorumluluk üstlenmeliyiz.

  • FUAF, yenilenme, güncellenme, yeni söylemler geliştirmek konularına önem vermektedir ve bu konuda daha da yoğun bir çalışmanın içinde olacaktır.
  • FUAF mücadelesi, başta Fransa ve Türkiye olmak üzere, daha yaşanılabilir bir dünya için, Alevi öğretisinin kaynaklarından beslenerek, daha fazla görev ve sorumluk üstlenecektir.
  • FUAF, savaşların, yoksulluğun, gericiliğin ve toplumsal tahribatların arttığı bir süreçte, barışı, özgürlüğü, eşitliği ve farklı kültürlerin bir arada, eşit koşullarda ve eşit haklarla bir arada yaşamasını savunurken, FUAF’ı görünür kılacaktır.
  • FUAF Alevi tarihin zengin miraslarından güç alarak, ona katkı da bulunacak çalışmaları üreterek, geleceğe bu birikimle yürüyecektir.
  • FUAF, Aleviliğin kendine has öğretileri, kurumları ve ritüelleri olan özgün ve kadim bir inanç sistemi olduğunun bilinciyle hareket edecektir. Alevi kimliğimize yönelik içten ve dıştan yönelmiş asimilasyoncu kuşatmalara karşı, kimlik bilincini eğitim, muhabbet, inançsal erkanları ve akademik çalışmalarla inşa edecektir.
  • FUAF, Cemevleri, Alevilerin tek “ibadethanesidir” ve her inanç grubu gibi Alevilerin de kendilerine has ibadet mekanları olduğunun devletler nezdinde kabulü için mücadele etmeye devam edecektir.
  • FUAF, Alevileri ve Aleviliğin inançsal, felsefi, kültürel ve tarihsel kimliğini devlet ve mahalle baskısına maruz kalmasına izin vermeyecek etkili ve sonuç alımcı mücadele ve örgütlenme anlayışını güçlü kılacaktır. Alevilerin ayrımcılığa ve baskılara maruz kalmadan, özgürce yaşama hakkını savunmaya ve geliştirmeye devam edecektir.
  • FUAF, Türkiye’de ve diğer ülkelerde yaşayan Alevilerin meşru temsilcileri olarak, AKP hükümetinin Aleviliği klasik anlamda “tarikat,” cemevlerini “tekke,” dedeleri de “devlet memuru” mertebesine indirgemeyi öngören asimilasyoncu politikalarını şiddetle reddeder. Bunun için toplumsal duyarlığını artıracak çalışmaları güçlendirecek ve destekleyecektir.
  • FUAF, paralel, bir takım şahıs ve cemaatlerin planladığı “Cami-Cemevi” – “Alevi Açılımı” girişiminin toplumumuz için hiçbir anlamı ve hükmü olmadığını, bu tür oldu-bittilerin Alevilere tepeden bakan, Alevilere rağmen Aleviliği tanımlamaya çalışan kaba ve dayatmacı bir zihniyetin ürünü, dolayısıyla kabul edilemez olduğunu Türkiye ve dünya kamuoyuna ilan eder.
  • FUAF, sözde Alevilik açılımı ve Kürt sorunun çözüm süreçlerinin konu mankenleri haline getirilmesine karşıdır. Hükümetin, bazı siyasi aktörlerin ve  kimi analistlerin, Alevi gerçeğini görmezden gelerek, Alevileri kendi keyiflerine ve çıkarlarına göre konu mankeni haline getirme tuzaklarına düşmeyecektir. Hükümetin “kendi Alevi’sini yaratma” stratejisini kamuoyu önünde deşifre edecektir.
  • FUAF, örgütlü bir toplum olarak Alevilerin esas hedefinin, demokratik-laik ve hukukun evrensel değer ve ilkelerine sadık bir sistemde, eşit haklarla ve eşit yurttaş olarak yaşamasının zorunluluğunu kamuoyuna daha sık anlatmaya ve tüm Alevileri, FUAF, AABK ve ABF’nin “Eşit Yurttaşlık ve Eşit Haklar” mücadelesine kazanmaya yönelik çalışmalara daha da önem verecektir.
  • FUAF, Fransa başta olmak üzere, Alevi, Bektaşi, Kızılbaşların yaşadığı ülkelerde Alevi toplumunun, kendine özgür bir inanç toplumu olarak kabul edilmesi ve Alevi kimliğinin tanınma süreçlerini takip edecektir.
  • FUAF, Alevilerin eşit haklara sahip olması için mücadele eder.
  • FUAF, Alevi toplumunun çoğulculuk esasına dayalı kamu düzenine katılması için çalışır.
  • FUAF, “Alevilik Derslerinin“ düzenlenmesi ve bunun için gereken öğretmenlerin eğitilmesi ve işe alınmasının sağlanması için çalışır. Bu nedenle FUAF’a bağlı her AKM’nin birer okul gibi işlevsel hale getirilmesi yönünde çalışmaları teşvik edecektir. Her AKM’de Alevilik Derslerinin çocuklarımıza ve gençlerimize verilmesi yönünde projelere daha fazla önem verecektir.
  • FUAF, Alevilik ile ilgili araştırmaların akademik düzeyde devamının sağlanması için Üniversiteler ile birlikte çalışmalar yürütmeyi hedefler. Bu nedenle AABK bünyesinde kurulmuş Delil Eğitim Akademisi’in Fransa’da temsilciliğini açma ve akademik çalışmalarını başlatmasını hedefleyecektir.
  • FUAF, Fransa’da ve Avrupa genelinde Alevi öğretisinin tanınması için çalışır.
  • FUAF, Avrupa’da yaşayan 2 milyonu aşkın Alevinin ihtiyaçlarını karşılamak için kurumsallaşır.
  • FUAF, önümüzdeki süreçte, Alevi öğretmenlerin ve inanç önderleri olan Ana ve Dede’lerin profesyonel eğitimi için gerekli alt yapının kurumsal hale getirilmesi için çalışmaları güçlendirecek ve destekleyecektir.
  • FUAF, Kurumlarımızın dışa açık, başka inanç ve kültürlerle fikir alış-verişinde bulunan organlar olmasını sağlar.
  • FUAF, kurumsal diyaloglarda hukuk devleti ilkeleri, laiklik ve çoğulculuk temelinde bir diyalog kurmayı amaçlar.
  • FUAF, Tarihi kökenini ciddiye alan ve bu mirası bilimsel çalışmalarla Avrupa düzeyinde gelişmesini amaçlayan bir kurumdur.
  • FUAF, hiç kimsenin, hiçbir siyasi kurum ve kuruluşun arka bahçesi değildir. FUAF’ın bağımsız örgütlenme ilkesi bizim taviz veremeyeceğimiz en temel ilkemizdir.
  • FUAF, toplumsal buluşmalarda, her işimizde kullanılan dilin “Alevice” olmasına özen gösterir.
  • FUAF, gerek Fransa’da gerekse Türkiye´de yaṣanan süreçte, kendisiyle birlikte yol yürüyebilecek demokratik toplum örgütleriyle ortak deǧer ve amaçlar doğrultusunda “Eylem Birliği” içerisinde olur.
  • FUAF, Alevilerin istem ve taleplerinin  gerçekleştirilmesi doğrultusunda, faṣist, ırkçı ve dinci olmayan, demokrat, laik, sosyal ve hukukun üstünlüğünden yana olan siyasi kurumlar ile eylem birliği içerisinde olur.
  • FUAF, tüm mazlumların, zalime karşı  birlikte dayanışma içerisinde olması için çalışır.
  • FUAF, kadrolarımızı güçlendirmek için gerekli tüm eğitim çalışmalarını yaparak, özellikle bölge yönetimlerimizin güçlenmesi için çalışır.
  • FUAF, üç yıllık kısa, orta ve uzun vadeli kurumsal hedeflerini saptar ve hayata geçirmek için çalışır.
  • FUAF, FUAF’ımızı, Fransa Alevi hareketini görünür ve tanınır kılmaya devam eder.
  • Yöneticilerin, alınan kararları örgütsel disiplinin gereği olarak sahiplenilmesini ve hayata geçirilmesini sağlamaya çalışır.
  • FUAF, bölge ve AKM çalışmalarını, toplumumuzla buluşturacak, duyarlı, profili yüksek, yönetici kadrolarının yetiṣmesini saǧlamak için çalışır.
  • FUAF, inancının gereği farklılıkları zenginlik olarak görür ve toplumda bunun gereǧinin yerine getirilmesi için çaba gösterir.
  • FUAF, Alevilerin yaşadıkları coğrafi konumlarından dolayı Alevi meselesinin uluslararası bir boyut kazanmasının bilinciyle, FUAF diplomasi çalışmalarına önem verir.
  • FUAF’ın, Alevilerin Avrupa’daki konumları, uluslararası ilişkileri nedeniyle demokrasiyi içselleştirmelerinin sonucu,  demokrasinin evrensel gereklerini yerine getirmeye devam eder.
  • FUAF, İnsanı ve doğayı kabesine koyan öğretinin temsilcileri olarak, Doğa Anaya saygılı olmaya özen gösterir ve bu bilinci kurumlarımızda her daim öne çıkarır.
  • “İlle de Barış” şiarımızın, ülkemizde, Orta Doğuda ve tüm dünyada hayat bulması için çalışır.
  • FUAF, Aleviliğin köklerine dair çok sayıda sanatsal ve akademik girişim başlatılması için “Aşk Ola”, “Doğa Aşkına”’dan sonra “Enel Aşk” gibi projelerin yapılmasına öncülük etmeye devam eder.
  • FUAF, Çocuklar için bastırdığı Aleviliği tanıtan kitaplar çalışmalarına devam eder.
  • FUAF, Sivas, Çorum, Maras ve Dersim, Zini Gediği anmaları yapmaya devam eder.
  • Dersim katliamının 80. yılında 1937-38’de Dersim’de öldürülen, sürgüne gönderilen ve sürgünde ölen binlerce insanın anısına saygı için, “Dersim 38 ile yüzleşilmeli” telebimizi dillendirmeye devam eder.
  • FUAF, Delil Eǧitim Akademisi’nin Alevilik ile ilgili çalışmalar yapması için bilim insanlarının bir araya gelmesi için çalışır.
  • Alevilerin Sesi, Yol Tv, FUAF Internet sitesi gibi medya kurumlarımızın sahiplenilmesi ve geliştirilmesi için çalışır.
  • 2019 Avrupa seçimleri başta olmak üzere, Fransa seçimlerinde adaylar saptayıp, seçim çalışmalarına katılmak için çalışır.
  • Paris’te bulunan FUAF Genel Merkezi’nin diplomasi, medya ve sivil toplum kurumları ile  buluşma konularında daha etkin kullanılması için çalışır.
  • Avrupa parlamentosundaki çalışmalara devam eder.
  • Fransa ve Avrupa Parlementolarında Alevi resepsiyonları düzenler.
  • “Ocaklarımızı ve Dergahlarımızı geri istiyoruz” şiarımız ışığında, Hace Bektaşi Veli ve Harabati Dergahı başta olmak üzere dergahların gerçek sahiplerine, Alevilere, Bektaşilere ve Kızılbaşlara geri verilmesi için yürüttüğümüz mücadeleye tavizsiz devam eder.
  • 2018 Nevruz’unda Harabati Dergahı’nda lokmalarımızı paylaşmak için çalışma yürütür.
  • FUAF mazlum Ermeni halkının acılarını paylaşmak için Erivan’a bir gezi düzenler.
  • Birinci Fransa Alevi Festivalini Arnovil AKM ve belediyesiyle birlikte yapılması için çalışır.
  • Paris’te Alevi Anıtı’nın açılmasını sağlar.
  • FUAF, kendi içinde çoǧulcu, ortak akılla çalıṣmalar yürütür.

FUAF olarak Avrupalı kurumlara şu soruları soruyoruz :

  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin « Zorunlu Din Derslerinin Kaldırılması » kararı neden uygulamaya konmuyor? Niçin, Alevi çocuklarının asimilasyon sürecine okullarda halen devam ediliyor ?
  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kimlik kartlarında din hanesinin boş bırakılması ile ilgili kararı Türkiye’de neden uygulanmıyor. ?
  • Alevilerden, Hristiyanlardan, Musevilerden, Ortadokslardan, Ateistlerden, Budist, Şaman ve tüm azınlıklardan alınan vergilerle finans edilen, bütçesi 8 bakanlığın bütçesinden daha büyük olan, 120 bin personeli ile Sünni İslamı herkese dikte ettiren Diyanet İşleri Başkanlığı neden kaldırılmıyor ?
  • 20 Milyon Alevinin inanç merkezleri olan Cemevleri’ne « İbadethane » statüsü neden verilmiyor?
  • 33 sanatçı ve aydının kökten dinciler tarafından diri diri yakıldığı Madımak Oteli, neden halen utanç müzesine çevrilmiyor ?
  • Alevi köylerine Cami inşa edilmesi, evrensel normlar ve inanç özgürlüğü ile bağdaşmadığı halde, neden Alevi köylerine Cami yapımları durdurulmuyor?
  • Tekke ve Zaviyeler yasasının yürürlüğe girmesiyle birlikte yazılı Alevi kaynakları, Arşivi gasp edilirken, bu durumun Avrupa’da bir örneği bulunmaz ve yadırganırken, neden Alevilerin tekrar kendi tarihlerini öğrenme özgürlüğünün önünde engel olan bu duruma son verilip, kaynaklar, Arşivler ve Dergahlar doğal sahipleri olan Alevilere iade edilmiyor?
  • Türkiye’de Aleviler başta olmak üzere Gayrimüslim azınlıkların genelde bir baskı havası altında yaşadıkları, sık sık tehditlere, hakaretlere maruz kaldıkları, azınlıklara karşı şiddetin yaygın olduğu bir ortamda, neden bütün bunlar anayasanızda cezai bir uygulama sebebi sayılmıyor ?

Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu 8. Dönem 1. Alevi Meclisi’nde bir kez daha, Aleviler olarak, kendimiz için talep ettiğimiz bu doğal hakların Kürtler, Ermeniler, değişik inançlar, Süryaniler, Romanlar ve diğer tüm insanlarımız için de bir hak olduğunu, “Başka – Öteki” olanların haklarının gasp edildiği bir toplumda bizlerin de özgür olmayacağının dile getirdik.

Türkiye’de ve Avrupa’da tüm toplumsal demokratik taleplerin karşılanması ve uygulanması, hukukun evrensel değer ve ilkelerini, insan hakları hukuku ve temel haklar rejimi hukuku esas alınarak gerçekleşmesi mümkündür.

Bu nedenle FUAF olarak, gelecek mücadelemizin en önemli zeminlerinden biri de hukuk mücadelesi olacaktır.  Alevi hareketinin mücadele zeminlerini artırmak ve genişletmek zorundayız. İnançsal, kültürel, siyasal, hukuksal, sosyal, ekonomik, akademik ve eğitim alanlarında mücadelemizi toplumsallaştırmaya devam edeceğiz.

FUAF, özellikle kadın, gençlik, çocuk ve üye eğitimlerine, kurumsallaşma, üye ve yönetici eğitimleriyle, yetki, sorumluluk, görev tanımları ve toplumsal dava yöneticilik bilincini ve kültürünü artırmaya devam edecektir.

Bu uğurda yürüttüğümüz mücedeleye içimizden, dışımızdan, toplumsal hassasiyeti olan cümle canları çalışmalarımıza katılmaya davet ediyoruz.

Sonuç olarak, Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu 8. Dönem 1. Alevi Meclisi’ne katılan 41 AKM Başkan ve yöneticileri, “Öl ikrar verme, öl ikrarından dönme” diyen, Pir Sultan’ın yolundan yürüyenler olarak;

Düşlerimizi insanlık ve doğa üzerine kurmuşuz.

Dilimiz sevgidir.

Ama birileri düşlerimizi yıkmak, dünyayı bize dar etmek istiyor.

Biz ise ; Pirimiz Pir Sultan gibi direnmeyi seçtik.

Direnirken kılıçtan geçirildik, darağaçlarına gönderildik, yakıldık, kısmen asimilasyona tabii tutulduk.

Bilinsin ki ; ne asimile olacağız, ne de tükeneceğiz.

Yaşadığımız coğrafya neresi olursa olsun direneceğiz.

Çevremizdeki tüm insanlar bu davadan vaz  geçse de,

Biz, kendimize duyduğumuz güvenle YOLa hizmete devam edeceğiz.

YOLumuzun gereğini, her ne pahasına olursa olsun yerine getireceğiz.

Alanlarda ve caddelerde olacağız, mücadele edeceğiz, asla teslim olmayacağız!

Eğer çevrenizdekilerden birileri, birliğimize zeval getiren söylem ve eylemde bulunuyorsa,

Ve siz o kişiye :
“Alevilerin bir olmaktan başka seçeneği yok” diyorsanız,
bizden birisiniz demektir.

Diğerlerinden değil, bizden biri olduğunuz için gurur duyun.
Çünkü onlar hizipçi, bölücü, biz ise birleştiriciyiz.

Yürümeye değer bir YOL varsa, işte o YOL bu yoldur.
Bu yol Pir Sultanların, Nesimilerin, Hace Bektaşı Veli’nin, Deniz’in, Mahir’in, İbo’nun, Sakinelerin, Berkin Elvan’ın, Ali İsmail Korkmaz’ın, Etem Sarısülüğün yoludur.

Kendimize, çocuklarımıza, geleceğimize, insanımıza sözümüz var.

Bizim YOLumuza ikrarımız var.

Bu anlamda:

YOLumuzun, mücadelemizin, kurumlarımızın ışığı aydınlatıcı, birliğimiz daim olsun.

Aşk ile.

Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu
19 Kasım 2017, Cluses