Delil Eğitim Akademisi’nin ışığı kalıcı ve aydınlatıcı olsun !

Yeni olmak, yenilenmek, güncellenmek, yeni söylemler geliştirmek; bunun peşine düşmek gerekiyor.

Mücadelemiz, çabalarımız, daha yaşanılabilir bir dünya için.

Bizler, barışı, özgürlüğü, eşitliği, talep ediyoruz.

Hep beraber, kardeşçe, bu topraklarda paylaşım isteğimizi dillendiriyoruz.

Geçmişimizden güç alarak, birikimlerimizle geleceğe bakıyoruz.

Aleviliğin kendine has öğretileri, kurumları ve ritüelleri olan özgün ve kadim bir inanç sistemi olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz.

Cemevleri, Alevilerin tek “ibadethanesidir” ve her inanç grubu gibi Alevilerin de kendilerine has ibadet mekanlarını devlet ve mahalle baskısından uzak, özgürce tanzim etme ve kullanma hakkı vardır’ın kavgasını veriyoruz.

Bizler, Türkiye’de ve diğer ülkelerde yaşayan Alevilerin meşru temsilcileri olarak, hükümetlerin Aleviliği klasik anlamda “tarikat,” cemevlerini “tekke,” dedeleri de “devlet memuru” mertebesine indirgemeyi öngören asimilasyoncu politikalarını şiddetle karşı çıkıyoruz.

Örgütlü bir toplum olarak Alevilerin esas olarak hedefi, demokratik-laik bir sistemde, amasız-fakatsız eşit vatandaşlar olarak yaşamasının koşullarını yaratmak için çabalıyoruz.

Kurumsal diyaloglarda hukuk devleti ilkeleri, laiklik ve çoǧulculuk temelinde bir diyalog kurmayı amaçlıyoruz.

Tabii ki bütün mesele bu değişim noktalarının gelecek yıllarda kalıcı dönüşümler haline gelip gelmeyeceğidir. Siyasi ve jeopolitik zaman, konjektür bunun koşullarının olduğunu bize gösteriyor.

Emperyal güçlerin olumsuz gelişmelerine ve hükümetlerin sivil toplumların ilerlemesine eşlik etmeye hazırlıksız olmalarına karşın, AABK, Ülke Federasyonları, DELİL Eğitim Akademisi daha iyimser bir gelecek sağlamak için köprüler kurmayı başaracaklardır.

Bu arada, Aleviler yok olma travmasını ve Aleviligin tanınmasının sistematik reddinin esiri olmaktan kurtulup ; dünyadaki düşünce alanına katılmak ve çok gerekli bir diyalogu kurmak zorundadır. Bunu da DELİL Eğitim Akademisi ile sağlaması mümkündür.

Kendimizi ifadedeki zorluk, Alevilere ve insanlığa karşı işlenmiş bir suçun inkarına yönelik tepkiden kaynaklanmaktadır. Tek din, tek millet ideolojisinin hakim olduğu devletler samimi bir diyalog kurmaktan uzak durmaktadır.

Bu kırılma noktalarını yerinden oynatmak için zihniyetleri ilerletmeye çalışmak gereklidir. Sadece birlikte kurulan bir çerçevede yürütülecek diyalog, bir ilerleme sağlayabilir.

AABK’nın Türkiye ve dünya genelinde yürüttüğü çalışmalar umut vericidir. Alevilikle ilgili artan sayıda araştırmacı, Cemevleri, cenazelerin Cemevinden kalkmaya başlaması, anma törenleri, anıt dikme girişimleri, Alevilik konusunda sayıları artan kitaplar, makaleler ve konferanslar bu konuya ilişkin duvarın çatlamaya başladığının tanıklarıdırlar.

Her şeye rağmen Aleviligin köklerine dair çok sayıda sanatsal ve akademik girişim başlamıştır ve sayıları artmaya devam etmek zorundadır. Bu girişimler ortak kültürel mirasın doğal bir şekilde bilincine varılmasına katkıda bulunmaktadırlar. Onun için DELİL Eğitim Akademisi’nin ve bu tarz projelerin desteklenmesi gereklidir.

Bu bağlamda, entelektüellerin, kanaat önderlerinin, siyasetçilerin ve sivil toplumda etkin kişilerin meseleye dair sözlerinin, kendi etki alanlarında ses getirmesi ve kabul görüyor olması gerekmektedir.

Onun için DELİL Eğitim Akademisi çalışmalarını, bu bünyede yer alan akadesmisyenlerin, bu projenin amacını, bilim insanları ile sivil toplumlar arasında köprüler kurmak ve sorunun farklı düğümlerini birlikte ele almak amacıyla diyaloğa elverişli bir ortam yaratarak, çözümlere birlikte ulaşmak için önümüzdeki engelleri tespit edip ve aşma konusunda irade göstermeliyiz.

Alevilerin, sivil toplumların değişim çabalarını desteklemeyi amaçlıyoruz. Karşılıklı bilgisizlikten dolayı ilerleme kat edememiş pozitif dinamikleri senkronize etmek istiyoruz.

Bu sebeple bilim insanları ve sivil toplumların aktörleri arasında iletişimi mümkün kılarak bir düşünce platformu kurmak gerekmektedir.

Bundan dolayı DELİL Eğitim Akademisi’ni önemsiyoruz.

DELİL Eğitim Akademisi, AABK’nın çalışmaları, fikir alışverişleri, kurumların ve bireylerin gelişimini destekleyecek, laiklik, demokrasi ve barış çözümlerini ortaklaşa inşa etmeyi sağlayacaktır.

Bizler bu ve benzeri hedefler için mücadele ederken DELİL Eğitim Akademisi’nden beklentilerimizi şu şekilde özetlemek istiyorum:

  • DELİL Eğitim Akademisi, hiç kimsenin, hiçbir siyasi kurum ve kuruluṣun arka bahçesi olmasın, çalışmalarını bilimsel temelde yürütsün.
  • DELİL Eğitim Akademisi, yapacağı araştırmaların yazım ve konuşma dilinin, çalışmaların toplumsal buluşmalarında, her işinde kullanacağı dil “Alevice” olsun.
  • Alevilerin istem ve taleplerinin eşit yurttaşlık hakları ekseninde olduğu, Alevilerin asla faṣist, ırkçı ve kökden dinci olmadığı, Alevilerin demokrat, laik, sosyal ve hukukun üstünlüǧünden yana olduğınun gün yüzüne çıkarılmasına, DELİL Eğitim Akademisi öncülük etsin.
  • DELİL Eğitim Akademisi Alevi öğretisini, edebiyatını, sanatını görünür ve tanınır kılsın.
  • Alevilerin inancının gereği farklılıkları zenginlik olarak gördüǧünün bilinci, DELİL Eğitim Akademisi’nin de ışığı olsun.
  • DELİL Eğitim Akademisi, Alevilerin yaşadıkları coğrafi konumlarından dolayı Alevi meselesinin uluslararası bir boyut kazanmasına akademik düzeyde öncülük etsin.
  • DELİL Eğitim Akademisi, Alevilerin demokrasiyi içselleştirmelerine bilimsel yöntemlerle katkı sunsun.
  • DELİL Eğitim Akademisi, her alanda, özellikle de Alevi kurumlarında evrensel gereklerin yerine getirmesini bilimsel çalışmalarla desteklesin.
  • DELİL Eğitim Akademisi, İnsanı ve doğayı kabesine koyan öğretiyi, Doğa Anaya saygılı olmaya özen gösteren ve bu bilinci kurumlarımızda her daim öne çıkaran akademik çalışmalara öncülük etsin.
  • DELİL Eğitim Akademisi, Aleviliğin köklerine dair çok sayıda sanatsal ve akademik girişim başlatılmasına yardımcı olsun.
  • DELİL Eğitim Akademisi, Alevilerin tarihi kökenini ciddiye alarak, bu mirası bilimsel çalışmalarla Dünya düzeyinde gelişmesini amaçlayan bir kurum olsun.

Bu ve benzeri çalışmaları DELİL Eğitim Akademisi’nden bekleyen bizler ;

“Öl ikrar verme, öl ikrarından dönme” diyen Pir Sultan’ın yolundan gidiyoruz.

Düşlerimizi insanlık ve doğa üzerine kurmuşuz.

Dilimiz sevgidir.

Yaşadığımız coğrafya neresi olursa olsun Rızalık Şehri ütopyamız için mücadele ediyoruz.

Çevremizdeki tüm insanlar bu davadan vaz geçse de biz, kendimize duyduğumuz güvenle YOLumuza devam edeceğiz.

YOLumuzun gereğini, her ne pahasına olursa olsun yerine getireceğiz.

Yürümeye değer bir YOL varsa, işte o YOL bu yoldur. Bu yol Pir Sultanların, Nesimilerin, Hace Bektaşı Veli’nin, Seyit Riza’nın, Denizin, Mahirin, İbonun, Berkin Elvan’ın Ali İsmail Korkmaz’ın, Etem Sarısülüğün yoludur.

Bizim kendimize, çocuklarımıza, geleceğimize, insanımıza sözümüz var.

Bizim YOLumuza ikrarımız var.

Bu anlamda:

Günler gelir geçer, ihtilaller olur, kurum başkanları değişir, ama bilgi ve kültür kalıcıdır.

YOLumuzun, mücadelemizin, kurumlarımızın DELİL Eğitim Akademisi’nin ışığı kalıcı ve aydınlatıcı, birliğimiz daim olsun.

Aşk olsun.

Sevgi ve muhabbetle.

Erdal KILIÇKAYA
FUAF Genel Başkanı
AABK 2. Başkanı