Pak-Merkez’de “Aile içi iletişim” paneli

Paris Alevi Kültür Merkezi’nde Psikolog, Serap Altun tarafından “Aile içi iletişim” adlı panel düzenlendi.

Başkan Ali Ok, açılış konuşmasını yaptıktan sonra, psikolog Altun katılan canların altışar kişiden grup oluşturmasını ve her grubda bir sözcü seçilmesini istedi.

Atölye çalışmasını “aile içi iletişimsizliğin yarattığı sorunlar ve getirebileceğimiz çözümler” bazından başlatıldı.

Sözcüler ortak çalışma sonucu, sorunları dile getirerek, genel sorunların aynı olduğunu farkettiler.

Genel sorunlar:

– Zamansızlıktan çocuklarla ilgilenmediklerini, ihmal ettiklerini,

– Çocukların iki kültür arasında kaldıklarını, entegrasyon sorunu yaşadıklarını,

– Ebeveynlerin çocuklarıyla bir araya gelince iki kuşak çatışması oluştuğunu,

– Ebeveynler çocukları tatmin etmek için teknolojik ürünlere yöneldiklerini ve bu yöntemin büyük sorunlara yol açtığını, dile getirdiler.

Altun çalışmayı karşılıklı soru cevap şeklinde yürüterek her can’a söz verdi.

Sorunlar karşısında ebeveynlerin muhakkak çocuklarıyla zaman geçirmelerini, sevgilerini onlara armağan alarak değilde onlarla vakit geçirerek, her çocuğun, bir birey olduğunu unutmadan, onlara değer fikir ve kararlarına saygı göstererek, özgüvenlerini artırarak, düşüncelerini onlara dayatarak değilde öneride bulunarak aktarılmasını, video oyunların çocuklarda iletişim sorunu yarattığını, aile ilişkilerden uzak bıraktığını, düzenli ve kontrol altında oynamalarınıda önerdi.

Çocuklara sınırsız sevgi, saygı göstererek, destek olarak, güven vererek, özgüvenlerini çoğaltarak, çoçuklarla aile ilişkileri, bağları güçleneceğini dile getirdi.

Çocukların kapasitesini, güçünü, yaratıcılığını anne ve baba belirleyemez, her çoçuk farklı olarak, her çocuk gibi, her hakka sahiptir.
Ebeveynler her çocuğunu eşit tutmalı, sınırsız sevgi ve güven içinde eğitim vermelerinin gerektiğini vurguladı.

Altun bir ön yargı örneği vererek paneli sonuçlandırdı.

Yüksek eğitimli bir ailenin uç çocuğundan, üçüncüsü prematüre doğduğundan, anne baba ona karşı, her daim hassas davranarak, fazla koruyarak, çocuğun özgüvenini yetirerek çocuk diğer kardeşlerinden geri bırakılıyor. Ve eksik olduğunu düşünerek diğer kardeşleri gibi yüksek eğitimden değilde meslek lisesinden mezun oluyor.
Asgarı ücretle hayatına devam ediyor, 50 yaşana geldiğinde, kendini sorguluyor ve “ben neden kardeşlerim gibi yüksek eğitim almadım “diyerek tekrardan eğitime başlıyor ve 55 yaşında bilgisayar mühendisliğini kazanıyor.