Yaşasın halkların kardeşliği!

Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) halkların haklarını, özgürlüklerini savunmaya, demokrasi ve barış için mücadele etmeye devam ediyor.

Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, Paris’te 10 Şubat 2018 tarihinde, Olympe de Gouges salonunda, Türkiye’deki “Hak ve Özgürlükler” dayanışma panel ve konserine birçok sayıda Türkiyeli ve Fransız kurumları da yer aldı.

Erdoğan’ın faşist diktatörlüğü gün geçtikçe Türkiye’yi karanlığa boğmasına, sendikaların, gazetecilerin, muhalif temsilcilerin Türk’ün Kürt’ün, Alevi’nin, emekçinin, öğrencilerin, kadınların haklarını gasp edilmesine, yoğun şiddet kullanılmasına, geçersiz gerekçelerle gözaltılarınyoğunlaşması, hakların özgürlüklerini ellerinden alınması, ülkeyi İslamo-faşist rejimiyle yönetmesine ve Afrin’e karşı haftalardır süren savaşa dur demek için, Avrupalı Türkiyeliler, uluslar arası insan hakları savunucularıyla, solcu, demokrat, ilericilerle aylardır uluslar arası bir dayanışma içindeler.

Mücadelelerini alanlarda, panellerde, konferanslarda, Avrupa parlamentosunda sürdürüyorlar.

ACORT’un inisiyatifinde gerçekleşen panelde başta HDK sözcüsü Kerim Önen, Türkiye gündemini ele alarak, ülkenin yaşanılmaz bir hal aldığını, azınlık sayılan kesimlerin dün Kobane’de yaşanan katliamın bugün Afrin’de olduğu gibi yarında muhalif olan her kesime sıra geleceğinin kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. Önen, “Bizlerin ve yaşadığımız ülkelerin hükümetleri, buna sesiz kaldıkça onların Erdoğan ile işbirliği yaptığını göstergesi olduğunu” dile getirdi. Önen, tüm Canların, Avrupa hükümetlerinin bunlara tepki vermesine, mültecilerle olan anlaşmayı iptal etmek için baskı yapılması konusunda çağrı da bulundu.

Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Genel Başkanı ve aynı zamanda Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyon 2. Başkanı Erdal Kılıçkaya ise sözlerine Avrupa Alevi örgütün yapısını, faaliyetlerini, gücünü aktararak, Türkiyedeki Alevi kurumlarının, toplumun yaşadığı zorlu ve baskıcı koşullara dikkat çekti. Kılıçkaya, Türkiye gündemini ele alarak şu sözlerle başladı: “Avrupa Parlamentosundaki görüşmelerden, Avrupa Komisyonu üyelerine yönelik yaptığımız sunumlarda bize yöneltilen soruların kapsamından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınan davalardan, Avrupa’ya akın eden akademisyen, gazeteci, aydın, demokratların sayısından anlıyoruz ki: “Türkiye’deki antidemokratik gelişmeler, 2018’de de devam edecek.”
Kılıçkaya daha sonra tüm insanlığa seslenerek, “Vicdan, bir solcunun çantasında, kalbinde, göğsünde taşıması gereken ve hiçbir zaman vazgeçmemesi gereken en önemli unsurdur. Mücadelemiz, daha yaşanılabilir bir dünya içindir” dileğinde bulundu.

Kılıçkaya, “hep beraber, kardeşçe, bu topraklarda paylaşım isteğimizi dillendiriyoruz. Örgütlü bir toplum olarak biz Aleviler, demokratik-laik bir sistemde, amasız-fakatsız eşit vatandaşlar olarak yaşamak istiyoruz. “Öl ikrar verme, öl ikrarından dönme”diyen, Pir Sultan Abdal’in yolundan yürüyoruz.

Kılıçkaya sözlerini şöyle tamamladı: “Bizim kendimize, çocuklarımıza, geleceğimize, insanımıza sözümüz var.”

Kılıçkaya, “Mücadelemizi daha da yükselteceğiz ve demokrasi, insan hakları ve özgürlükler ekseninde bir araya gelinmesini daha da güçlü olarak destekleyeceğiz.
Ayrıca bizimle dayanışma içinde bulunan ACORT yöneticilerine, ayrıca bu dayanışma bloğuna imza atan kurum ve kuruluşlara şahsım ve Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu adına teşekkür ediyorum”, dedi.

Konuşmayı dinlemek için linke tıklayın lütfen:
Erdal Kılıçkaya , président de la Fédération Union des Alévis en France (FUAF)

Aylardır birçok yoldaşı, HDP milletvekilleri ve Eşbaşkanlarının tutuklukları sürdürülürken, Faysal Sarıyıldız gibi milletvekilleri ve çok sayıda akademisyen, gazeteci, ilerici Avrupa’da sürgünde bulunmaktadır.

Panelde aramızda bulunan Faysal Sarıyıldız da söz alarak “artık sözün bittiği yerdeyiz” dedi. Hangi ülkede görülmüş “Savaş’a hayır, Barış’ı istiyoruz demenin suç olduğu, ilkokul öğrencilerinin yaptıkları teyatral piyeste “savaş değil, barış istiyoruz” demeleri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sansür edildiğini dile getirdi. Sarıyıldız, ayrıca Türkiye’de özgürlüklerin yok olduğu birçok örneği sıraladı. Sarıyıldız, Avrupa hükümetlerini, insan hakları savunucularının eylem ve tutumları ile öncelikli olarak Afrin’e yapılan saldırıları, Savaş’ın durdurulmasını, Erdoğan’ın durdurulmasını talep etti.

Panelin ikinci bölümünde Pierre Haski, İnsan Hakları Savunucusu ve sosyolog Pınar Selek ve Guillaume Perrier’leTürkiye’de gazetecilerin, basın yayın kuruluşlarının uğradıkları baskı ve şiddetin durumunu tartışarak katılımcıları aydınlattılar.

Panel Stranbej, Lavach ve Zazlooz grubunun Kürtçe, Ermenice şarkı ve türküler, Alevi nefesleri ve enternasyonal şarkılarla paneli renklendirdiler.

Selma Orundaş Akarsu
FUAF Kuzey-Batı,
Bölgesi Basın Yayın Komisyonu