FUAF 9. Genel Kurulu’nda Erdal Kılıçkaya’nın yaptığı konuşma:

Sayın Divan,

Değerli Konfederasyon Başkanımız
Hüseyin Mat,

Sayın Başkanlar,
Değerli Delegeler,
Sevgili Canlar..

Üç yıl önce
FUAF 8. Genel Kurulu’nda bize verilen bu onurlu görevi
bugün size teslim ediyoruz.

Sizlerin büyük desteklerinizle,
yolarkadaşlarımın özverileriyle,
kurumlarımıza ve Alevilere yakışır bir  dönemi geride bıraktık.
Üç yıl boyunca çoğaldık,
asla boyun eğmedik,
hayatın her alanında Alevice tavır koyduk.
Geçmişimizden beslenerek,
geleceğimizi inşa etmek için çalışmalar yürüttük.

Avrupa ve Fransa’da Alevi kurumlarımızın
kazanımlarının
haklı gururunu
hepbirlikte yaşadık.

Genç ve donanımlı kadrolarımızla
etrafımızdaki dayanışma halkasını
hergün biraz daha genişlettik.

FUAF Yol-Erkan Kurulu,
Fransa Alevi Kadınlar Birliği,
Fransa Alevi Gençler Birliği,
MaSource (Fransa Alevi Esnaf ve İşverenler Birliği),
FUAF Cenaze Fonu gibi kurumlarımıza hayat verdik.

Alevi Kültür Merkezlerimizi adeta okula çevirdik.
Tabanda ciddi bir entellektüel silkelenme yaratmak,
öğretimizi çocuklarımıza aktarabilmek için
son üç yılı eğitime ayırdık.

Alevilik derslerinin AKM’lerimizde verilmesi,
DELİL Eğitim Akademisi’nin kurulması,
Avrupa ve Fransa genelindeki seçimlerde
kendi adaylarımızı çıkarmamız gibi gelişmeler
Avrupa ve Fransa Alevi Hareketinin kazanımlarıdır.

Yaklaşık 23 Avrupa Parlamenteri’yle yakınen çalışmalar yürüttük.
Avrupa Parlamentosu bünyesinde sempozyumlar,
paneller, resepsiyon,
Türkiye ve Balkanlardaki kurumlarımıza ziyaretler gerçekleştirdik.
Oralardaki sorunları ve çözüm yollarını
Avrupa Parlamentosu bünyesinde hazırlanan raporlara girmesini sağladık.

Alevilere Avrupa Parlamentosu’nda akredite alma hakkı kazandırdık.

18-19 Kasım 2017 tarihinde,
Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu’na (FUAF’a) bağlı Alevi Kültür Merkezlerinin Başkan,
Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreterleriyle birlikte gerçekleştirdiğimiz
“Başkanlar Meclisi”nde;
ortak akıl ile
son üç yılın değerlendirmesini yapıp,
geleceğe  dair vizyon ve hedef çalışması yaptık.

“Dergâhlarımızı Geri İstiyoruz”,
“Dergahlar doğal sahipleri olan Alevilere iade edilmeli” şiarıyla,
Avrupa Parlamenterleriyle birlikte Harabati Dergâhı’na gittik.
2018 Nevruz’unda Harabati Dergâhı’nda lokmalarımızı paylaştık.
Harabati Dergâhı’nın restorasyon çalışması için ilk tuğlayı koyduk.

Aleviler olarak, kendimiz için talep ettiğimiz doğal hakların
Kürtler, Ermeniler, Keldaniler,
değişik inançlar, Süryaniler, Romanlar
ve diğer tüm insanlarımız için de bir hak olduğu bilinciyle,
“Başka – Öteki olanların haklarının gasp edildiği bir toplumda
bizlerin de özgür olmayacağını” dile getirerek
Ermeni, Keldani ve Kürt  halkının acılarını paylaştığımızı göstermek için,
kardeş halklarla buluştuk.

Türkiye’de ki anayasa referendum oylamasında
“HAYIR”ın bayrağını yükselttik.

“İlle de Barış” şiarımızın, ülkemizde, Orta Doğuda ve tüm dünyada hayat bulması için çalıştık.

Bununla birlikte,
şimdiden karara bağlanmış, altyapısı hazırlanmış olan projelerimiz;
Paris’teki Alevi anıtımızın açılışı,
2018’in Haziran ayında olacak.
1. Fransa Alevi Festivali gene Paris’te yapılacak.

***********

Yeni olmak, yenilenmek, güncellenmek, yeni söylemler geliştirmek;

bunun peşine düştük. Bu sevdamız devam ediyor.

Asla şikayet eden, dedikodu yapan olmadik.

Sorunun değil, çözümün parçası olduk.

Çözümsüz görünen problemleri bakış açımızı değiştirerek,
Karşımizdakinin yerine kendimizi koyarak çözmeye çalıştık.

Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgeçinden geçirerek
Hak yememeye çalıştık.

Demagoji Laf kalabalığı yapmadık,

Kendini ağıra satmak, övmek,
kendini vazgeçilmez göstermek gibi
ben merkezci egolardan uzak durduk.

FUAF’ımızın ve Alevilerin İradesine hakim
ve saygılı Olarak,
hep Uyumlu Olduk.

Konuşmalarımızda, hitabetimizde hep yol dilini kullandık.

Kararsız ve korkak olmak yerine,
Umudun ve Cesaretin temsilcileri olmayı seçtik.

Nitelikli kadrolarla YOL yürüdük.

Aldığımız görevi severek ve Aşk ile yaptık.

Pirlerimizden, Yol emekçilerinden ustalığı öğrendik.

Kendimizi hep güncelledik.

Hayata ve her şeye yeni, özgün, orijinal,
farklı bakış açısıyla yaklaşatık.

Felaket tellalı olmadık.

Tebessüm, gülümseme cemalimizden eksik olmadı.

Sevgi ve bilgiye ulaşmanın peşisıra koştuk.

Nefes alabilmek,
Nefes verebilmek
bizler için ne kadar vazgeçilmezse,

Yaşanılabilir bir dünya için mücadele etmekte o kadar vazgeçilmezimiz oldu.

Yol yürürken her daim yanımda olan,

Her türlü zorluga karşı mücedele ederken benimle omuz omuza olan ;

başta aileme,

3 yıldır birlikte yol yürüdüğüm değerli YOL Arkadaşlarıma,

Ve sizlere, hepinize çok teşekkür ediyorum.

Yol yürürken bilmeden kalbini kırdığım varsa,
bir eksiğimiz, hatamız olduysa af ola.

Benim ise hiç kimseye kırgınlığım yok.
Eğer en küçük bir emeğimiz geçtiyle YOLumuza, kurumlarımıza,
Helalı Hoş olsun.

Bizler güç alıyoruz
geçmişimizden, birikimimizden
ve geleceğe bu birikimle bakıyoruz.

“Öl ikrar verme, öl ikrarından dönme”
diyen Pir Sultan’ın yolundan yürüyoruz.

YOLumuzun gereğini,
her ne pahasına olursa olsun yerine getiriyoruz..

Bizim kendimize,
çocuklarımıza,
geleceğimize,
insanımıza sözümüz var.

Bizim YOLumuza ikrarımız var.

YOLumuzun,
mücadelemizin,
kurumlarımızın,
Ozanlarımızın,
Pirlerimizin ışığı yolumuzu aydınlatsın,
Hızır yardımcımız olsun.

Birliğimiz daim,
Aşkımız cemalimiz olsun.

Aşk-ı muhabbet ve saygılarımla.

Erdal KILIÇKAYA
Genel Başkan
Paris, 1 Nisan 2018