Unutmuyoruz, Affetmiyoruz, Vazgeçmiyoruz

Kayıplar ve faili meçhuller bulunsun diye 700’üncü haftada Fransa’da da buluşuyoruz!

– Strasbourg, 25 Ağustos 2018, saat 10:30’da, Place Kleber
– Paris, 25 Ağustos 2018, saat 11:30’da, Place Joachim du Bellay
– Bordeaux, 25 Ağustos 2018, saat 12:00’da Place de la Victoria

Unutmuyoruz, Affetmiyoruz, Vazgeçmiyoruz

Türkiye’de güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındıktan sonra varlığı inkar edilen ve kendilerinden bir daha haber alınamayan insanların aileleri ve onları destekleyen insan hakları savunucuları olarak, “Kayıpların bulunması ve adaletin sağlanması” talebiyle başlattığımız barışçıl direniş bugün 700. haftasında.

700 haftadır her Cumartesi saat 12:00’de İstanbul’un en işlek yeri olan Galatasaray Meydanı’nda, gözaltında kaybedilen yüzlerce insanımızın fotoğrafını taşıyarak Türkiye’nin en uzun protestosunu sürdürüyoruz.

700 haftadır güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındıktan sonra varlığı inkar edilen insanlarımıza ne olduğunu öğrenmeyi talep ediyor ve onları kaybedenlerin tarafsız ve bağımsız bir yargılama faaliyeti sonunda cezalandırılmasını istiyoruz.

Ancak devlet, bugüne kadar, gözaltında kaybedilenlerin akıbetini açığa çıkartacak, onları kaybedenleri yargılayarak hakkıyla cezalandırılmalarını sağlayacak bir adalet sistemini devreye sokmadı.

Devletin gücünü sınırlayacak, yurttaşın hak ve özgürlüklerini koruyacak hukuk kurumlarının yokluğu taleplerimizin bugüne kadar karşılıksız kalmasına, hakikati bilme ve adalete ulaşma hakkımızın ihlal edilmesine neden oldu.

Talebimiz açık ve net :
• Gözaltında kaybedilenlerin akıbeti açıklansın.
• Gözaltında kaybetme suçunun faillerini koruyan cezasızlığa son verilsin; ceza adaleti sağlansın.
• Bir daha hiç kimse gözaltında kaybedilmesin.
• Türkiye, imzalamaktan kaçındığı Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’yi imzalasın, onaylasın ve uygulasın!

700 haftadır Galatasaray’da dile getirdiğimiz bu talepler, demokratik toplumun temel değerlerine, Türkiye’nin anayasal normlarına ve uluslararası hukuk kurallarına dayanan meşru haklarımızdır.

Bu taleplerimizin gerçekleşmesinin önündeki en büyük engel Türkiye’de bu talepleri karşılayacak siyasi iradenin bulunmamasıdır. İktidarların yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğünü zayıflatmaya yönelik hamleleri hakikate ve adalete ulaşmamızı imkansızlaştırıyor.

700. haftamız vesilesiyle hatırlatmak isteriz ki, gözaltında kaybetme insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. İnsanlığa karşı işlenmiş suçlar sadece mağdurlara ve mağdur yakınlarına değil, aynı zamanda insanlık ailesinin tüm üyelerine zarar verir. İnsanlık değerlerine yönelmiş bu suçların cezasız kalmaması için mücadele etmek insan olmanın getirdiği bir sorumluluktur.

700. haftamız vesilesiyle bir kez daha uluslararası kamuoyunu, Türkiye’de 2001 yılına kadar yaşanmış ve bugüne kadar da cezasız bırakılmış gözaltında kaybetme suçuna karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz.

İnsanlık onurunu hedef alan bu suçun cezasız kalmaması için herkesi yaşadığımız adaletsizliğe kayıtsız kalmama sorumluluğunu yerine getirmeye çağırıyoruz.

700. haftamız vesilesiyle bir kez daha ilan ediyoruz:
Gözaltında kayıplara karşı mücadele yürüten bizler, hakikat adına, adalet adına ,vicdan ve insanlık onuru adına mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.
Kayıplarımızı unutmayacağız!
Gözaltında kaybedenleri ve kaybedenleri koruyanları affetmeyeceğiz!
Gözaltında kaybedilen evlatlarımızı aramaktan vazgeçmeyeceğiz!

Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF)