Paris, Nantes, Strasburg ve Mulhouse AKM’lerde “Dersim 38 ve Aleviler” konuşuldu

Fransa Alevi Birlikleri Federsssasyonu (FUAF) Paris, Nantes, Strasburg ve Mulhouse Alevi Kültür Merkezleriyle birlikte “Dersim 38 ve Aleviler” konulu panel düzenledi.

FUAF  Genel Başkanı Erdal Kılıçkaya ve Dersim 1937-38 Sözlü Tarih Projesi sorumlularından Yaşar Kaya’nın konuşmacı olduğu paneller serisine ilgi yoğundu.

Dersim soykırımı, Zini Gediği katliamı, yüzleşme ve yüzleştirme, Alevilerin yaşam alanlarına yönelik yeni saldırı politikalarının konuşuldugu panellerle ilgili Yaşar Kaya şunları söyledi :

«Öncelikle FUAF üzerine bir kaç söz. Değerli dostum Erdal Kılıçkaya’nın başkanlığında federasyon daha da büyümüş, Almanya’dan sonra 40 Alevi Derneği ile ikinci büyük federasyon. Yaptıkları başarılı çalışmalar sayesinde Fransa Cumhurbaşkanlığı sarayında kabul gören çok ciddi bir kurum.

dersim3

Panellerde öncelikle Zini Gediği Katliamı ve günümüzde geldiği yer, Dersim 38’e gelirkenki süreç, Soykırımın Alevi karekteri, kişilerin rolü, yapılması gerekenler, demografik yapının nasıl değiştirildiği tartışıldı. Başta Dersim Soykırımı olmak üzere Koçgiri, Maraş, Çorum. Gazi, Sivas katliamları arasındaki ilişki değerlendirildi ve Maraş’daki Alevilerin yaşam alanlarını yok etmeyi amaçlayan kamp kurma girişimi neler yapılacağı insanlarımızı meşgul ediyordu. İnsanlarımız Dersim 1937-38 Sözlü Tarih Projesi’ni ilgi ile takip ediyor ve tarihi rolünü kavrıyorlar. Dersim’de açılması planlanan Arşiv ve Dökümantasyon Merkezi ve Kurduğumuz Dersim 38 Vakfı büyük bir ilgi görüyor. »

dersim2

Fransa genelinde dördüncüsünün yapıldığı “Dersim 38 ve Aleviler” konulu panel ile iglili FUAF Genel Başkanı Erdal Kılıçkaya ise şunları söyledi :

« Fransa’da konunun kurumlarımız aracılığı ile tekrar gündeme alınmasını önemsiyoruz. Olayın üzerinden 79 yıl geçmesine rağmen, konunun yeterince konuşulmadığını, bazı kesimlerin sorunu gündemine bir türlü almak istemediğini gördük. Herkes Dersim Soykırımını kendine göre değerlendiriyor, eğiyor-büküyor. Oysa devletin başının söylemine göre elli bin insan en vahşi yöntemlerle katledilmiş, bölge insanı sürgüne gönderilmiş, yetmezmiş gibi dilleri, inançları, tarihleri yok edilmiş. Ortada böylesine reel bir durum varken, en azından acıda, ağıtlarda birleşmek mümkünken, bu ayrışmanın irdelenmesi gerekiyor. Bu tür paneller, sepmozyumlar en azından bu işe yarıyor. Dört farklı şehirde acıların ortaklığına tanıklık ettik. Farklı şehirlerdeki birbirinden habersiz onlalarca kişi aynı ağıtı yakıyor. Ailelerinde kayıpların, mezar yerlerinin bilinmemesi.. gibi tramvaların olduğu anlatılıyor.

Zini Gediği katliamında yaşananların az biliniyor olması, yasal sürecin takibi, konunun AİHM’e taşınması, anma etkinlikleri, anıt yapımı gibi konular hakkında Canlar bilgilenmek istiyor. Devletin bu konular hakkındaki olumsuz yaklaşımları ise herkesi öfkelendiriyor.

Bu ülkede çok acılar çekilde. Acıyı ortaklaştırabildiğimiz oranda, Dersim’i, Soma’yı, Gezi’yi, Cizre’yi, Hopa’yı anlayabiliriz. İşte bunun için Fransa genelinde bu tür konferanslar serisine devam edeceğiz. Olayın sosyolojik, psikilojik, ekonomik, politik.. yönlerini ele alan sempozyumlar düzenlemeye çalışacağız. »

“Dersim 38 ve Aleviler” konulu panelin önümüzdeki etabı Metz şehrinde olacak.