Türkiye’de Demokrasi Tehlikede!

7 Haziran 2015 seçimlerinden umduğu sonucu alamayan AKP iktidarı, Kürt halkına karşı kanlı bir baskı sürecine girişerek ve muhalif güçleri (demokratlar, sendikacılar, LGBT aktivistleri, insan hakları savunucuları, avukatlar, barışı destekleyen akademisyenler, gazeteciler…) kriminalize ederek otoriterleşme yolunda hızını artırmıştır.

15 Temmuz 2016’da gerçekleşen kabul edilemez darbe girişimi, Kürt halkına ve muhalif demokratlara karşı topyekün ve eşi görülmemiş bir baskı politikasının bahanesi haline getirilmiştir. Olağanüstü Hal ilan edilmesiyle birlikte, Bakanlar Kurulu 20 Temmuz tarihinden itibaren, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) ülkeyi yönetmeye başlamış, insan hakları alanında milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerini ihlal etmekte hiçbir çekince görmemiştir.

Darbe girişiminin ardından, 50.000 den fazla kamu görevlisi, 9.843’ü Eğitim-Sen üyesi olan 11.301 öğretmen, KHK’larla görevden ihraç edilmiştir. Savaş bölgelerinde siyasi muhalefeti susturmak adına, 24’ü Kürt illerinde olmak üzere toplam 28 belediyeye kayyum atanmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti hükümeti tarafından yürütülen baskı politikasını en güçlü şekilde kınıyor, Avrupa Birliği ve Fransız Hükümetini sessizlikleriyle Türkiye’de otoriter rejimin inşasına ortak olmamaya çağırıyoruz. Türkiye’de demokrasi ve temel insan haklarının fırsatçılık ve mültecilere yönelik siyasi şantaj üzerinden kurban edilmesine karşı çıkıyoruz.

Tüm kurumları, siyasi partileri, demokrasiye ve insan haklarına duyarlı yurttaşları Türkiye’deki insan hakları savunucularına destek mitingine davet ediyor, dayanışmaya ve birlikte mücadele çağırıyoruz.