ZAHİRİ TOK BATINI AÇ OLANLARIN, GÖZÜ GÖNLÜ DÜNYALIKTA, ELİ AYAĞI İKİLİKTE OLUR

Zahiri tok batını aç, gönlü gözü dünyalık bilmeyiz,
Hizmet için ayağa kalkarız, kin, kibir, ikilik bilmeyiz,
Hakk’tan yana tarafız, O’ndan gayrı taraf bilmeyiz
Ebu Turap’ tır Pirimiz, turablıktan gayrı makam bilmeyiz.

Fatma Ana’nın ciğerparesi, Muhammed Ali’nin çeşm-i çerağı, batın âleminin şahı Hüseyin’in yolundan gidenler bir can için mihnet çekmezler. Zahiri tok batını aç; gönlü gözü dünyalıkta, eli ayağı ikilikte olanlar ise ne bu yolun yolcuları ne de mürşitleri olabilirler. Hak Muhammed Ali Yolu; sürenindir, cem kuranındır, dem gönlünü bulandırmayanlarındır, Hak nefesi bir karar ve ik-rarda duranlarındır. Bir karar ve ikrarda durulmayınca, insan yolunda şaşar ve bin bir müşküle dü-şer.

Hakikatin binasını her dem yeniden kurma ve insan-ı kâmil olma üzerine kurulu olan Yolumu-zun bütün destur ve düsturları Kırklar Meclisi’nde mevcuttur. Yolumuzda, Vücud-u vücud olan erenlerin kurmuş oldukları Kırklar Cemi ve bu anda Vahdet-i Vücuda erişen Kırklar Meclisi’nden gayrı bir meclis bilmeyiz. Hakikat üzerine kurulu olmayan bir kâinatın temeli çürük, insan-ı kâmilsiz bir âlem ise cesettir. Bu nedenle kurulan cemlerin ve sürülen demlerin temel gayesi hak-kın ve hakikatin binasını kurmaktır. Başka bir ifade ile zaman ve mekân feshedilir, geçersiz kılınır ve bir aşkınlık hali olarak başlangıçtaki saf, bozulmamış ve kusursuz âna vasıl olunur. Bu an kusur-suzdur, hiçbir şey bozulmamıştır ve bu anda hiçbir şey olmaz, eskimez, yıpranmaz ve ölmez.

Yolumuzda en ulu makam, makamsızlık makamıdır. Bunun yolu turap olmaktan geçer. Makamsızlık makamı, her makamda bulunma ve aynı zamanda hiçbir makamda bulunmama halidir. Bu haller, hakîkatin kâmil insanlardan tecellisi gönüllerde ayan olur ve burada tayin edici ve karar veren Yol’dur. Beşeriyetin hiçbir hükmü, Yolun tecelliyât ile sahibini tayin etme kararı üzerine de-ğildir.

Hakikat şehrinde, mana bağında, muhabbetin saflığı ile gönülleri birleyenlerin hali Ulu Pir’e ayandır; sır bildikleri nokta-i beyandır.

Son zamanlarda Yol’dan gayri her şey konuşulur oldu. Özünü dara çekmeyi bilmeyen, bir karar ve ikrarda durmayanlar kendilerini Yol’dan ulu görüyorlar. İkrarımız Hak Muhammed Ali Yo-lu’nadır.

Tam da bu nedenle önüne gelenin Hünkâr Hacı Bektaş Veli Dergâhı adına yaptığı açık-lama veya beyanların hiçbir hükmü ve geçerliliği yoktur. Yol’dan gayrı konuşulanlara, yapılan tar-tışmalara zerre kadar dâhil olmayız.

Safa ULUSOY – Veliyettin ULUSOY
Hacı Bektaş Veli Dergâhı Postnişinleri
15 Mayıs 2020 Cuma,