İşçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs’ı kutluyoruz!

Bu sene 1 Mayıs’ı dünya çapında etkisini sürdürmeye devam eden pandemi koşullarında ve bu
koşulların işçi-emekçiler başta olmak üzere tüm halk kesimleri üzerinde yoksulluğun,
sömürünün, baskının daha da ağırlaştığı, kazanılmış haklara yönelik hak gasplarının arttığı bir
dönemde karşılıyoruz.

Pandemi nedeniyle getirilen kısıtlama ve yasaklar, sermaye ve kapitalist bozuk düzenin çıkar ve
beklentilerine uygun bir şekilde yeniden dizayn edilmeye çalışılıyor.

Virüsün bulaşmasını ve yayılmasını engellemek için getirilen yasak, önlem ve tedbirler, söz
konusu, düzenin çarklarının dönmesi olduğunda, sermaye sahiplerin karlarına daha çok kar
katması olduğunda, hepsi yok sayılabiliyor.

Dünyada olduğu gibi Fransa’da da yasaklar döneminde “kimse mağdur edilmeyecek” diye lanse
edilerek oluşturulan binlerce milyarlık devasa bütçelerden işçi ve emekçilere, çalışan farklı
kesimlere kırıntılar düşerken, geri kalan milyarların sermayeye ve düzen sahiplerine peşkeş
çekildiğini görüyoruz.

Pandemi döneminde dünya çapında onlarca yeni milyarderin ortaya çıkması, bir çok büyük
firmanın tarihinin en büyük kârını yaptığını açıklaması bu çarkın nasıl döndüğünü gözler önüne
seriyor.

Covid 19 dünya çapında etkili olmaya başladığı dönemde bu dünyayı ben yarattım diyenler,
öteki dünya için bu dünyadan vazgeçmemizi vaaz edenler ortada gözükmezken, tüm dini
merkezler kapılarına kilit vurmuşken, bilim insanları, tıp çalışanları, sağlık emekçileri, canla
başla hayatları kurtarmak için, yaşamları pahasına mücadele verdiler.

O dönemde her akşam alkışlarla, ödüllendirilen sağlık emekçileri, insanca bir gelir, güvenli
çalışma koşulları ve hak talepleri için sokağa çıktıklarında ise, bozuk kapitalist düzenin gerçek
yüzünü karşılarında buldular. Sistemin kolluk güçlerince saldırıya uğradılar, saçlarından yerlerde
sürüklendiler, şiddete maruz bırakılarak ve sesleri kısılmaya, eylemleri engellenmeye çalışıldı.

Bilim insanlarınca virüse karşı bulunan aşı üzerinden pazar ve daha fazla kâr kavgasına giren
farklı ülkelerin sermaye grupları, toplumun ve emekçilerin sağlığını hiçe saydıklarını bir kez
daha gösterdiler.

1 senelik pandemi süreci bize bir kez daha gösterdi ki, kapitalist ilişkiler, sömürücü uluslararası
tekeller, kârları uğruna, işçi ve emekçilerin hayatlarını hiçe saymaktan vazgeçmiyorlar.

Çünkü onlar için çarkların dönmesi, karlarına kar katmaları işçi ve emekçilerin hayatından daha
önemlidir. Şu an içinden geçmekte olduğumuz pandemi sürecinin belirsizliği, kapitalist sistem
tarafından fırsata çevrilmiş, sömürü ve baskı politikaları aralıksız sürdürülürken, kazanılmış olan
işçi haklarına, demokratik haklara, basın özgürlüğüne vb. yönelik saldırı ve kısıtlamalara hiç ara
vermeden devam ediyorlar.

Hayat pahalılığı devam ediyor. İşçi, emekçilerin, dar gelirli yoksul kesimlerin ve gençliğin
hayatları ekonomik, psikolojik ve sosyal olarak daha kötü bir duruma geldi.

Bu nedenle bu yılki 1 Mayıs’ta sosyal mesafeyi koruyarak ve önlemlere dikkat edecek şekilde
alanlara çıkmalı, tepkimizi, taleplerimizi ve beklentilerimizi güçlü bir şekilde ortaya
koyabilmeliyiz.

Şeyh Bedrettin’in bundan yüzyıllarca önce bize miras olarak bıraktığı şu sözlerde anlattığı gibi,
Ay ve güneş herkesin lambasıdır hava herkesin havasıdır su herkesin suyudur. Ekmek neden
herkesin ekmeği değildir?

Alevi Yol’u, emeği kutsal bilir, çalışmayı ve paylaşmayı olmazsa olmaz görür.

Bundan dolayı sınıfsız, sömürüsüz, savaşsız bir dünyanın, yani “Rızalık şehrinin” mümkün
olduğunu bilenlerdeniz. “Yar’ın yanağından gayrı, her şeyde her yerde hep beraber, ortak
üretip eşit paylaşarak” yaşanabileceğine inananlardanız.

Yaşasın 1 Mayıs!
Biji Yek Gulan!
Vive le 1. Mai!

Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu
Paris, 28/04/2021