33 Can Paris’te anıldı!

Paris’deki Nelson Mandela parkındaki Alevi anıtı önünde 33 canımızı andık.
Paris’in Sarcelles ilçe Belediyesi’nin resmi töreni ile birlikte, FUAF’ın belirlediği program çerçevesinde, Sivas-Madımak’ta, 2 temmuz 1993’te, şeriatçı-faşistler tarafında katledilen 33 canın aramızda ayrılışının 28. yılını, büyük bir saygınlık ve olgunlukla, canlarımıza yakışan bir anmayı gerçekleştirdik.
FUAF ve Sarcelles Belediyesi’nin ortak anma programı resmi törenle başladı. Günün anlamını ve önemini belirten Türkçe ve fransızca konuşmayla başlayan program, kurumlar adına Alevi Anıtına çelenk bırakma ile devam etti. Başta Sarcelles Belediyesi’nin ve FUAF’ın çelenk bırakmak töreninden sonra, sırasıyla Milletvekili Pupponi François, FUAF Kuzey Batı Bölgesi, FUAF Kuzey Doğu Bölgesi, Mulhouse AKM, Strasbourg AKM, Altkrich AKM, Hagueneau AKM, Essonne AKM, Le Havre AKM, Bordeaux AKM, Nantes AKM, Paris Dersim Kültür Merkezi, Dreux AKM, Nurhak AKE, Sarcelles Ermeni Kültür Derneği ve Keldaniler Kültür Merkezi adına anıta bırakılan çelenk töreninden sonra saygı duruşu yapıldı.
Nazlı ananın Türkçe, Can Şenol’un Fransızca gülbeng okumasında sonra, FUAF genel sekreteri Doğan Koyupınar Fransızca bir konuşma yaptı. Koyupınar konuşmasında, “Bizi Anadolu topraklarında Dersim katliamıyla başlayan, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi, Ankara-gar, Suruç ve daha sayamadığım birçok yerde hunharca katlettiler. Anadolu toprakları soykırımı da dahil her türlü barbarlığın şahididir. Tüm bu zulümlere rağmen elbette bizim mücadelemiz devam edecek, ta ki yer yüzü aşkın yüzü olana dek.”
Sarcelles Belediye Başkan yardımcısı L’Ollivice Langlande yaptığı konuşmasında Sıvas-Madımak katliamının hazırlanışını ve devletin saatlerce şeriatçı faşistlere seyirci kaldığını, karanlık güruhun Aziz Nesin’i bahne ederek, asıl amaçlarının Pir Sultan Abdal’ı anmaya gelen yazar, sanatçı, gençleri ve Alevileri katletmek olduğunu açıkladı.
Anma programı çerçevesinde daha sonra söz alan Sarcelles bölgesi milletvekili Pupponi François ise özetle bir konunun altını çizdi. Fransız devleti olarak bugüne kadar Alevilere yapılan katliamlara sessiz kalındığını, fakat Alevileri katleden anlayışın Fransa topraklarında zuhur ettiğini ve fransız halkına yöneldiğini, geç kalınmış olmasına rağmen Alevileri artık anladıklarını ve Fransa’da yaşayan tüm azınlıkların olduğu gibi, Alevilerinde Fransa devleti korumasında özgürce her türlü sosyal etkinliklerini ve inançsal ritüellerini yerine getireceklerini belirtti.
FUAF Eşit Başkanı Hakan Alca ise yaptığı konuşmada; “Yüreğinde adalet, eşitlik ve sevgi ateşi olan yanan insanlarla bir arada, omuz omuza, 1993 Sivas-Madımak’ta yaşanan ve yaşatılmak istenenleri birkez daha unutmadığımızı ve öfkemizi haykırmak için bir aradayız.
33 canımızı tekbirler eşliğinde diri diri yakarak, geriçi zihniyet ne kadar barbarlaşabileceğini tarih bize göstermiştir. Bu din istismarlığı üzerinden yetiştirilen kafatasçı anlayışlara gelecekten, daha fazla Sivaslar yaşatanlara müsaade etmemek için, daha güçlü, daha birlik ve beraberlik içerisinden olmamız gerektiği kaçınılmazdır.
Günümüzde, Alevilerin inanç ve birliğine yönelik içeriden ve dışarıdan saldırılar devam etmektedir.Alevileri doğasından koparmak, özünden uzaklaştırmak isteyen bu faşist saldırılar karşısında, ne yazık ki içerimizdeki bazı canlarımız örgütlülüğümüze zarar verdiklerinin farkında olmada, bu oyunlara meydan vermektedirler.
Yola Yoldaş olanlar gelsin.
Birliğimiz ve beraberliğimiz daim olsun.
Aşk ile” dedi.
Anma programı, Paris’deki demokratik kitle örgütlerinin ortak açıklamasıyla son buldu. Yapılan açıklamada özetle “Sivas’ı unutmadık, affetmeyeceğiz!
2 Temmuz günü bizim için “ateşte semah dönenlerin” günüdür. Türkiye’de 33 canın öldürüldüğü Sivas’ı, unutmadık, unutturmayacağız.
Alevi inancı tarih boyunca yaşadığı Anadolu coğrafyasında acılar çekti, bedeler ödedi.
Selçuklu ve Osmanlı’da da defalarca yapıldığı gibi, TC sonrasında da Koçgiri, Zilan, Ağrı, Dersim Çorum, Maraş ve Sivas’ta da tarihe canlı canlı insan zehirleyerek ve yakarak geçen bir devlet geleneğiyle karşı karşıyayız.
Yüzyıllardır süren baskı Cumhuriyet sonrasında da değişmedi. Faşist devletin hizmetindeki gerici güçler eliyle Alevi inancı bir kez daha boyun eğdirilmek, susturulmak istendi. Faşist gerici çeteler yakılan otelin önünde sevinç çığlıkları atarken devletin askeri polisi izlemekle yetindi.
Emperyalistler ve yardakçılarının yaratıp, beslediği Rojava’ya ve Irak’a ve Suriye’ye musallat olan IŞİD karanlığı gücünü yitirmiş gözükse de İzmir HDP binasındaki Deniz Poyraz’a yapılan vahşi katliam gibi yeni örnekler, dinci-gerici zihniyetin tekrar ortaya çıkartılıyor. Emperyalist-Kapitalist barbarlığa karşı mücadelemizi ne din ne milliyet ne de mezhep ayrımı gözetmeksizin yaşatmayı ve omuz omuza durmayı sürdüreceğiz.”
Canlarımızı anma programına, AKMlerimizin yanı sıra, Sarcelles Belediyesi’nde birçok Belediye Meclis üyesi, Komünar TV yayın yönetmeni Erdal Emre ve demokratik kitle örgüt temsilcileri katıldılar.
Aşk ile.
Dursun Coşar
Paris-Sarcelles
03.07.2021