Yurt ve barınma hakkı için mücadele eden üniversite öğrencileri yalnız değildir!

Türkiye de eğitim-öğretim yılı, kovid koşullarında, yüz yüze eğitim olacak denilerek, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ilan edilip okullar açıldı.

Üniversitelerin açılmasıyla birlikte eğitimin çarpıklığı ve sorunlar yeniden gündeme geldi.

Her şehirde üniversite açmakla övünen Saray iktidarı, akademik ve bilimsel normlardan uzak, altyapısı öğrencilerin ihtiyaçlarına cevap vermeyen, deyim yerindeyse, merdiven altı üniversiteler kurarak bunu topluma övünç kaynağı olarak pazarladı.

Öğrencilerin uzun zamandır yaşadıkları ve çözülmeyen birçok önemli sorununun yanı sıra barınma ve yurt sorunu gibi temel sorunları da, can yakan, çekilmez bir sorun halini aldı.

19 yıldır iktidarda olan AKP ve Saray rejimi tüm alanlarda olduğu gibi ekonomiyi de çökme noktasına getirmiş, enflasyon ve yoksulluk sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır.

Hayat pahalılığı ve kiraların fahiş derecede artması, yoksul ve emekçi çocuklarının başlarını sokup eğitimlerini insanca yapabilecekleri imkanları ellerinden alınmış durumdadır.

AKP iktidarının ilk dönemlerinde bir milyon olan üniversite öğrenci sayısı bugün 7 milyon civarındadır. Buna karşılık tahsis edilen öğrenci yurdu sayısı 1 milyonu geçmemektedir. Kendi imkanlarıyla ev tutamayan öğrenciler tarikat ve cemaatlerin kucağına itilmektedir.

Günlerdir bu sorunlara dikkat çekmek ve bir çözüm bulunması için çırpınan, bir araya öğrenciler, eylemler başlatarak protestolarını dile getirip, parklarda yatarak seslerini kamuoyuna ve iktidara duyurmaya çalışıyorlar.

Amerikalar da gösteriş yapmak uğruna bir bina açılışına 1,5 milyar dolar harcandığını böbürlenerek kamuoyuna pazarlamaya çalışan iktidar, yurt ve barınma sorununu çözeceğine, öğrencilerin haklı protesto ve taleplerini terörize etmeye, zorbalık ve şiddetle susturmaya çalışıyor.

İnsanca eğitim almak herkesin, özellikle de gençlerin hakkıdır.

Bugün toplumun yararına kullanılmıyor olsa da anayasada yazılı ilgili maddelere görede yasal bir haktır.

Biz Aleviler üniversite öğrencilerinin başlatmış olduğu haklı ve meşru taleplerinin bir an önce karşılanmasını ve onlarla dayanışma içinde olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.

Üniversiteler ve öğrenci yurtları ticari çıkarların malzemesi olarak kullanılamaz.

Öğrencilere yönelik baskı, karalama kampanyası derhal durdurulmalı, talepleri bir an önce karşılanmalıdır.

Özerk, demokratik, bilimsel bir üniversite, öğrenci odaklı insanca bir eğitim sisteminin koşulları ve imkanları derhal sağlanmalıdır.

Geleceğin sahibi genç kuşaklarımız ne din soslu kapitalist ilişkilerin kar hırsına, ne de tarikat ve cemaatlerin dinbaz emellerine kurban edilemez.

FUAF Yönetim Kurulu
Paris, 25/09/2021