Rozbi Demir: Bizler, Hak ve Hakikat yoluna baş koyan, erenlerimizin direnen ve yılmayan kuşaklarıyız !

Değerli Divan ve FUAF Yönetim Kurulu üyelerimiz,
Değerli AABK Eşit Başkanımız Hüseyin MAT,
Sevgili AKM Başkanlarımız ve delegelerimiz,
Öncelikle, hepinizi gönülden saygı, sevgi ve aşk-ı muhabbetlerimle selamlıyorum.
Hoşgeldiniz, iyi ki geldiniz, iyi ki varsınız büyük ailem!
Bilindiği üzere, 2 yıla yakın bir süredir tüm dünyayı etkisine alan COVİD-19 virüsü ve buna bağlı olarak yaşanan pandemi sürecinin etkisi altında, uzun bir aradan sonra bugün FUAF’ımızın merkezi çalışması olan, 7. Tüzük Kurultayımız için bir aradayız. Sizlerle bugün beraber olmanın ve gül cemallerinizi görmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Karşı karşıya kaldığımız virüsün, ortaya çıkışından itibaren hızlı bir biçimde dünya geneline yayılarak binlerce insanın ölümüne, hastalanmasına ve çeşitli yasaklamalara – kısıtlamalara neden olmuştur. Hiç bir salgın durdurulamaz değildir, ancak böylesi zorlu süreçler için üst düzey siyasi kararlıklar ve doğru adımlar atılması gerekir. Ne yazık ki, pandemi sürecinde devlet kurumları ve yöneticiler doğru kararlar ile yönetemeyerek, sınıfta kalmıştır. Doğru yönetilmeyen bu salgın süreci, var olan eşitsizlik durumunu daha da büyütmüştür. Her zaman ki gibi, bu hastalık etkisini işçi ve emekçi sınıflar üzerinde daha fazla görmemize neden olmuştur.
Doğal olarak, tüm dünyanın pandemiden etkilendiği gibi Alevi hareketimiz de etkilenmiştir. Alevi Kültür Merkezlerimizin kapılarını kapatmak zorunda kaldık ve öngördüğümüz büyük ve değerli etkinliklerimizi erteledik. Fakat, tüm olumsuzluklara rağmen ve imkanlarımızın çok limitli olduğu bu süreçte, bizler çalışmalarımıza pes etmeden, yılmadan, yıkılmadan, dayanışma ağları örerek, gerek üyelerimiz gerek fransız kurum ve hastaneler ile iletişim halinde kalarak bunun üstesinden geldik. Örneğin :
– 100’e yakın telekonferans ve videokonferanslar gerçekleştirildi ;
– Bölgesel eğitim çalışmaları yapıldı ;
– UFAF’ımız canla başla, online çalışmalarına son hız ile devam etti ;
– Gençlik çalışmalarımız sosyal medya sayfaları üzerinden devam edildi ;
– Kültür ve Sanat Yarışması online gerçekleştirildi ;
– COVİD-19 ve aşı konulu, sağlık seminerleri yapıldı ;
– Diplomasi komitesinin inisyatifinde olan, Göçmenler Müzesi ile, pandemi sürecinden önce, Sorbonne Üniversitesinde imzalayacağımız convention-cadre yani 3 yıllık ortak çalışma anlaşması üzeri çalışmalarımız devam etti.
Bu zorlu süreçte, yeniden FUAF’ımızın ne kadar güçlü, kurumsal, profesyonel ve birlik içerisinde olduğunu hep beraber gördük.
Bizler, umudumuzu asla yitirmedik ve yeniden aydınlığa, ışığa çıkacağımız günlerin inançı ile bugünlere kadar geldik. Bunu birlikte başardık, hep birlikte örgütlülüğümüzü bu durgun süreçten çıkartıp, bugün FUAF Tüzük Kurultayımızın gerçekleştirmesini sağladık.
Evet, bu iki günümüz belki çok yorucu olacak bizler için, ancak unutmayalım ki, bugün burada kendi tarihimizi yazmak ve anayasamızı yenilemek için bir aradayız. Ve bu konuda, hepimize çok büyük görevler düşüyor. İnanıyorum ki, FUAF’ımızın tüzükleri bütün Avrupa ve Türkiye’deki Alevi kurumlarımıza örnek olacaktır. Eksiklerimiz yok mu? Elbetteki vardır. Bu eksiklikler her zaman da olacaktır. Zaman içerisinde karşımıza çıkan sorunlara göre çözüm yolları aramaya devam edeceğiz. FUAF tüzüklerimizi yeniden güncellemenin vakti gelmiştir. “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” demişti Heraklitos. Daima değişimden ve dönüşümden yana olan Aleviler için, işte o gün bugündür.
Böylesi anlamlı ve önemli bir çalışma için, uzak yollardan yola çıkarak Strasbourg Alevi Kültür Merkezimize gelen tüm delegelerimize, Tüzük Kurultayımızın lojistik ve organizyonu için, haftalardır emek sarfeden Canlarımıza ve bugün, burada bizlere kapısını açarak mihman eden Strasbourg AKM’mize, Mustafa Başkanımız şahsında sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Sözlerimi bitirmeden önce, birşeyi hatırlatmak isterim ki :
Bizler, gönüller almaya gelen bir toplumun fertleriyiz !
“En-el Hak” diyerek darağacına yürüyen Hallac-ı Mansur’un ;
Derisi yüzülen Nesim’inin ;
“Bir olalım, iri olalım, diri olalım” diyen Hace Bektaş Veli’nin ;
Hakça, ortakça yaşamı savunan Şeyh Bedrettin’in ;
“Bozuk düzende sağlam çark olmaz” diyen, Hınzır paşanın karşısında bir adım olsun geri atmayan Pir Sultan Abdal’ın ;
“Bende sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun” diyen Seyit Rıza’nın ;
Dersim’de, Maraş’da, Çorum’da, Sivas’ta, katledilenlerin ;
Gazi’de panzerin üzerinde, Gezi’de bir ağaçın gölgesinde direnenlerin yoldaşlarıyız biz!
Bizler, Hak ve Hakikat yoluna baş koyan, erenlerimizin direnen ve yılmayan kuşaklarıyız !
Bugün bir kez daha, onların YOLundan giderek ve duruşlarını benimseyerek :
“Değişimden yana olmayanlara, karanlıkta kalanlara inat” hep beraber YOL alacağız.
YOLa yoldaş olan, tüm Canlara aşk olsun!
Rozbi DEMİR
FUAF Eşit Başkanı